Arama Sonuçları
Boş arama ile 190 sonuç bulundu
- Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) Teknolojileri
7a243d3d-4cd5-4e05-8863-b0dd339a7963Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojileri, fosil yakıtların yanması sonucu açığa çıkan CO2'yi yakalayıp depolayarak iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi amaçlamaktadır. Bu makale, CCS teknolojilerinin temel prensiplerini, literatürünü ve gelecekteki potansiyelini incelemektedir. Önceki Makale Sonraki Makale Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) Teknolojileri 08.07.24 Yazar: Tuğçe Vural Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojileri, fosil yakıtların yanması sonucu açığa çıkan CO2'yi yakalayıp depolayarak iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi amaçlamaktadır. Bu makale, CCS teknolojilerinin temel prensiplerini, literatürünü ve gelecekteki potansiyelini incelemektedir. Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojileri; sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğiyle mücadele etmek amacıyla geliştirilen yenilikçi çözümler arasında önemli bir yer tutmaktadır. CCS, fosil yakıtların yanması veya endüstriyel süreçler sonucunda, açığa çıkan karbondioksitin (CO2) atmosfere salınımını engelleyerek, yakalanması ve güvenli bir şekilde depolanması prensibine dayanmaktadır. Bu makale, CCS teknolojilerinin temel prensiplerini, mevcut literatürü, bulguları ve bu teknolojilerin gelecekteki potansiyelini incelemeyi amaçlamaktadır. Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojileri, fosil yakıtların enerji üretiminde ve endüstriyel faaliyetlerde kullanılmasının bir sonucu olarak açığa çıkan karbondioksit (CO2) emisyonlarını azaltmak amacıyla geliştirilmiştir. CCS süreçleri genellikle üç aşamadan oluşmakta olup: karbondioksitin yakalanması, taşınması ve depolanması olarak isimlendirilmektedir. Yakalama aşaması; CO2'nin atmosfere salınımından önce emisyon kaynaklarından ayrıştırılmasını içermektedir. Taşıma aşaması; yakalanan CO2'nin depolama alanlarına güvenli şekilde taşınmasını sağlamaktadır. Depolama aşaması ise CO2'nin yeraltı jeolojik oluşumlarında, okyanuslarda veya diğer uygun alanlarda uzun vadeli olarak saklanmasını içermektedir (IPCC, 2005). CCS teknolojilerinin geliştirilmesinde ve uygulanması konusunda birçok çalışma yapılmıştır. İlk CCS projeleri, 1990'larda Kuzey Amerika ve Avrupa'da başlamış olup, bu alandaki araştırmalar ve uygulamalar hızla artmıştır. Geçmişte yapılan çalışmalar, CCS teknolojilerinin teknik fizibilitesini ve ekonomik etkinliğini incelemiş, bu teknolojilerin sera gazı emisyonlarını azaltma potansiyelini ortaya koymuştur. Özellikle enerji üretimi ve ağır sanayi gibi yüksek emisyonlu sektörlerde CCS'nin uygulanabilirliği üzerine yoğunlaşmışlardır (Metz et al., 2005). Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojileri üzerine yapılan çalışmalar, bu teknolojilerin etkinliğini ve potansiyelini ortaya koymuştur. Metz ve arkadaşları (2005), CCS'nin küresel karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahip olduğunu ve bu teknolojilerin, özellikle enerji üretiminde ve sanayi sektöründe yaygın olarak kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Bu çalışmalarda, CCS'nin enerji üretim maliyetlerini artırabileceğini, fakat uzun vadede iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir araç olduğu vurgulanmaktadır. Karbon Yakalama Yöntemleri: CCS teknolojilerinde kullanılan başlıca karbon yakalama yöntemleri; pre-combustion (yanma öncesi), oxy-fuel combustion (oksijenle yakma) ve post-combustion (yanma sonrası) yöntemleridir. Pre-combustion yöntemi, fosil yakıtların gazlaştırılması sonucunda elde edilen sentez gazından CO2'nin ayrıştırılması işlemini içermektedir. Oxy-fuel combustion yöntemi ise fosil yakıtların saf oksijenle yakılması sonucunda oluşan CO2'nin doğrudan yakalanmasını sağlamaktadır. Post-combustion yöntemi, mevcut enerji santrallerine ve endüstriyel tesislere entegre edilebilmesi nedeni ile yaygın olarak tercih edilmektedir. Bu yöntemde, fosil yakıtların yanması sonucunda oluşan egzoz gazlarından CO2 ayrıştırılmakta ve yakalanmkatadır (IPCC, 2005). Karbon Taşıma ve Depolama: Yakalanan CO2'nin taşınması ve depolanması, CCS sürecinin önemli aşamalarını oluşturmaktadır. CO2 genellikle boru hatları veya gemiler aracılığı ile depolama alanlarına taşınmaktadır. Depolama aşamasında, CO2 yeraltı jeolojik oluşumlarında, özellikle boş petrol ve gaz rezervuarlarında, tuz akiferlerinde veya derin kömür yataklarında depolanmaktadır. Bu depolama alanları, CO2'nin uzun vadeli ve güvenli bir şekilde saklanmasını sağlayacak şekilde seçilmekte ve sürekli olarak izlenmektedir (Benson & Cole, 2008). Ekonomik ve Politik Etkenler: CCS teknolojilerinin uygulanabilirliği, teknik faktörlerin yanı sıra ekonomik ve politik etkenlerle de ilişkilidir. CCS projelerinin yüksek maliyetleri, bu teknolojilerin geniş çapta uygulanmasını engelleyebilecek önemli bir faktördür. Fakat, karbon vergileri, emisyon ticaret sistemleri ve diğer politika araçları, CCS'nin ekonomik cazibesini artırabilmektedir. Ayrıca, hükümetlerin ve uluslararası kuruluşların da sağladığı teşvikler ve destekler de CCS teknolojilerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için önemli bir rol oynamaktadır (IPCC, 2005). Bu makale, CCS teknolojilerinin sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerini incelemek için literatür taraması yöntemini kullanmaktadır. Veri toplama teknikleri arasında akademik makaleler, hükümet raporları ve endüstri analizleri bulunmaktadır. Bu yöntemler, CCS teknolojilerinin teknik, ekonomik ve çevresel boyutlarını kapsamlı bir şekilde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, CCS teknolojilerinin enerji verimliliğini artırdığını, karbon emisyonlarını önemli bir ölçüde azalttığını ve enerji üretiminde sürdürülebilirliği sağladığını göstermektedir. Özellikle, post-combustion ve oxy-fuel combustion yöntemleri, mevcut enerji santrallerine ve endüstriyel tesislere entegre edilebilmesi sebebiyle büyük bir potansiyele sahiptir. Yakalanan CO2'nin yeraltı jeolojik oluşumlarında güvenli bir şekilde depolanması, uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynamaktadır. Bulgular, CCS teknolojilerinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve uzun vadeli depolama çözümleri üzerindeki olumlu etkilerini, iklim değişikliğiyle mücadelede bu teknolojilerin önemini ortaya koymaktadır. Fakat, CCS projelerinin yüksek maliyetleri ve teknik zorlukları, bu teknolojilerin yaygınlaşmasını sınırlayabilmektedir. Bu sebeple ekonomik teşvikler ve politika destekleri, CCS'nin geniş çapta uygulanmasını teşvik etmek için kritik öneme sahiplerdir. CCS teknolojilerinin uygulanması, veri güvenliği ve çevresel riskler gibi etik konuları da gündeme getirmektedir. Yakalanan CO2'nin uzun vadeli depolama güvenliği, çevresel ve insan sağlığı açısından önemlidir. Ayrıca, bu teknolojilerin yüksek maliyetleri, uygulama sürecinde pratik zorluklar da yaratabilmektedirler. Bu sebeple, CCS projelerinin ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak için dikkatle planlanması ve yönetilmesi gerekmektedir. Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojileri, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada önemli bir araçtır. Enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve uzun vadeli depolama çözümleri üzerindeki olumlu etkileri, çevresel sürdürülebilirliği artırmaktadır. Fakat, bu teknolojilerin yaygınlaştırılması için ekonomik teşvikler ve politika destekleri de gereklidir. Gelecekteki araştırmalar, CCS teknolojilerinin daha geniş çapta uygulanmasını ve bu teknolojilerin sosyal etkilerini incelemelidir. Ayrıca, veri güvenliği ve çevresel riskler konularında da daha fazla çalışma yapılmalıdır. Hükümetler ve uluslararası kuruluşlar, CCS projelerinin ekonomik cazibesini artırmak amacıyla teşvikler ve destekler sağlamalıdır. Referanslar Benson, S. M., & Cole, D. R. (2008). CO2 sequestration in deep sedimentary formations. Elements, 4 (5), 325-331. Fennell, P. S., & Anthony, E. J. (2015). Calcium and chemical looping technology for power generation and carbon dioxide (CO2) capture: Status, challenges, and future directions. Applied Energy, 138 , 150-166. Haszeldine, R. S. (2009). Carbon capture and storage: How green can black be? Science, 325 (5948), 1647-1652. IPCC. (2005). IPCC special report on carbon dioxide capture and storage . Cambridge University Press. Rubin, E. S., & Zhai, H. (2012). The cost of carbon capture and storage for natural gas combined cycle power plants. Environmental Science & Technology, 46 (6), 3076-3084. Teknoloji ve Sürdürülebilirkik/Çevre Son Yazılar 11.03.25 Yapay Zeka ve İklim Krizi: Akıllı Çözümlerle Karbon Ayak İzini Azaltmak Yapay zeka, iklim değişikliğiyle mücadelede enerji verimliliği, ulaşım optimizasyonu, tarımsal faaliyetler ve hava kirliliği yönetimi gibi alanlarda önemli çözümler sunarak karbon ayak izini azaltma potansiyeline sahiptir. Ancak, bu teknolojinin yaygınlaşması için altyapı, maliyet ve etik zorluklar gibi engellerin aşılması gerekmektedir. Daha Fazla 14.01.25 Self-Healing Concrete: İnşaat Malzemelerinde Devrimsel Bir Yaklaşım Kendini iyileştiren beton, çatlakları süreç içerisinde onararak yapıların dayanıklılığını artıran ve bakım maliyetlerini azaltan yenilikçi bir malzemedir. Otojen iyileşme, kapsülleme ve bakteriyel iyileşme gibi mekanizmalar ile çalışan bu beton türü, inşaat sektöründe sürdürülebilirliği teşvik etmektedir. Daha Fazla 26.11.24 Döngüsel Ekonomi ve Atık Azaltma Döngüsel ekonomi, kaynakların yeniden kullanımı ve atık azaltma yoluyla sürdürülebilir ekonomik büyümeyi hedefleyen bir modeldir. Bu yaklaşım, geri dönüşüm, tüketici bilinci ve hükümet politikaları gibi stratejilerle çevresel etkileri minimize etmeyi amaçlamaktadır. Daha Fazla 15.10.24 Akıllı Şehirler ve Sürdürülebilirlik: Geleceğin Şehirleri İçin Bir Yol Haritası Bu makale, akıllı binaların enerji verimliliği, su tasarrufu ve çevre dostu malzeme kullanımı gibi unsurlarla sürdürülebilir inşaat üzerindeki etkilerini incelemektedir. Akıllı teknolojilerin çevresel etkileri azaltır iken yaşam kalitesini artırdığı fakat yüksek maliyetler ve gerekli bilgi birikimi gibi zorlukları doğurduğu vurgulanmaktadır. Daha Fazla 22.07.24 Karbon Nötr Beton ve Malzemeler: İnşaat Sektörünün Geleceği Bu makale, karbon nötr betonun tanımını, üretim tekniklerini ve çevresel etkilerini incelemektedir. Literatürde, karbon nötr betonun üretiminde karbon yakalama ve depolama teknolojileri, düşük karbonlu bağlayıcılar ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına yer verilmiştir. Daha Fazla 08.07.24 Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) Teknolojileri Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojileri, fosil yakıtların yanması sonucu açığa çıkan CO2'yi yakalayıp depolayarak iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi amaçlamaktadır. Bu makale, CCS teknolojilerinin temel prensiplerini, literatürünü ve gelecekteki potansiyelini incelemektedir. Daha Fazla
- Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler
Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler 13 Ağustos 2025 Yazar: İrem Erdönmez Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Çevirmenlik, diller arasında ve birbirine sözlü veya yazılı olarak çevirme işidir. Günümüzde birçok kişiye istihdam sağlayan bu iş kolunun teknolojinin de çeviri üzerine yapamaya devam ettiği ve yaygınlaştırdığı yeniliklerle birlikte çeviri alanını genişletmiştir. Google Çeviri uygulaması gibi uygulamalara ek olarak getirilen sesli çeviri gibi değişikliklerin yanı sıra, sadece çeviri odaklı gelişmiş uygulamalar da kullanıcılara sunulmuştur. Gittikçe gelişen ve kendini yenileyen online çeviri siteleri ve uygulamalarının yaptıkları çeviriler ile bu alanda profesyonellerin ortaya koydukları ürünlerin karşılaştırılması ise kaçınılmaz olmuştur. Hızlı ama kültürel aktarımı tam başaramayan online çeviriler ile daha uzun zamanda yapılan ve üstünde çalışan kişinin profesyonel yetkinliğiyle orantılı kalitede çıkan ürünler arasındaki tartışma büyümektedir. Bu bağlamda çevirinin kalitesinin yanında hız da önemli bir faktör olmasıyla birlikte online çevirilerin kullanıcısı da giderek artmaktadır. Yapılan çevirilerin kalitesini belirleyen faktörler; dil bilgisi ve anlam doğruluğu, kültürel uygunluk, terminolojiye uygunluk, bağlam bilgisi, hedef kitleye uygunluk, tutarlılık, yazım ve noktalama kuralları olarak 7’ye ayrılabilmektedir. Bunların içinden online çevirilerdeki hata oranının en yüksek bulunduğu faktör ‘kültürel uygunluk’ olarak belirlenmiştir. Bu faktörün oluşumundaki en büyük neden olarak ise kodlarla çalışan bu çeviri uygulamalarının sözcük-sözcük çeviri bazlı çalışmasından kaynaklanmaktadır. Yani atasözleri veya deyimler gibi sözün üstündeki anlamların olduğu cümle gruplarının birbirleriyle aynı kültüre karşılığı olmayan bir diğer dile çevriminde anlam karşıya istenildiği gibi geçirilemez. (Xiao, 2022) makalesinde kapsamında yapılan bir araştırma sonuçları belgelenmiştir; Araştırma sonuçları, yapay zekâ makine çevirisinin tercümanlığın yerini almasının önündeki zorlukların başlıca nedenlerinin; dilin öznel yapısı, büyük veride mizah ve diğer duyguları anlayamama, ve konuşmayı doğru şekilde tanıma güçlüğü olduğunu göstermektedir. Katılımcıların %38’i yapay zekâ makine çevirisinin en büyük engelinin duygu eksikliği olduğunu düşünürken, %28’i dilin öznelliğini, %25’i ise dil tanıma sorununu ana engel olarak görmektedir. (Nusratillokhon Mirzakhodjaev, 2025) makalesinde ise deyimsel ifadeler, kültürel incelikler ve bağlama özgü ayrıntılar gibi konularda yaşanan zorluklar gibi eksikliklere de dikkat çekilmektedir. Öte yandan, insan çevirisinin, karmaşık bağlamları yorumlama ve orijinal ton ile amacı koruma konusunda başarılı olduğu ortaya konmuştur, her ne kadar bu yöntem daha yavaş ve tutarsız olma eğiliminde olsa da. (Munnukka, 2022) makalesinde sonuç olarak, makine çevirisinin geleceği umut verici görünmektedir. Bu durum çevirmenlerin çalışma biçimini etkileyecek olsa da, profesyonel insan çevirmenlere duyulan ihtiyacın ortadan kalkması pek olası değildir. Çalışmanın teknik yönleri değişebilir, ancak uzmanlık gerektiren rol aynı kalacaktır. (HUTCHINS, 2001) makalesinde profesyonel çevirmenler, üretkenliklerini artırmalarını ve tutarlılık ile kaliteyi geliştirmelerini sağlayacak geniş bir yelpazeye sahip bilgisayar destekli çeviri araçlarının desteğine sahip olacaklardır. Kısaca söylemek gerekirse, otomasyon ve makine çevirisi (MT) çevirmenlerin geçim kaynakları için bir tehdit oluşturmayacak; aksine, daha fazla iş imkânının kaynağı olacak ve önemli ölçüde iyileştirilmiş çalışma koşullarına ulaşmanın bir yolu olacaktır. Çevrilerin online ve insan bazlı olmak üzere ikiye ayrılıp ortaya çıkan ürünler hakkında yapılan eleştiriler, görüşler, tahminler üzerine geniş bir değerlendirme yapabilmek için bu makalede online forumlar, kullanıcı gözlemleri, profesyonellerin gözlem ve değerlendirmesinin yanı sıra nitel gözlemlere yer verilmektedir. Raporun geçerliliği adına bu konu üzerinde yazılmış makale ve raporlar da birincil kaynak olarak kullanılmıştır. Kullanıcıların çeviri yapma seçiciliğini etkenlerden en önemli özelliklerin çevirinin doğruluğu ve geçerliliği bunun yanında çeviri için beklenilen süre olmuştur. Online çevirilerin kullanıcıya anında sesli veya yazılı şekilde çeviri olanakları sunması nedeniyle daha çok kullanıcıyı kendine çekmektedir. Bunun yanında insan bazlı çevirilerin kültürel özellikleri daha doğru şekilde sunması ise kullanıcıların bazılarının modern çeviri uygulamalarının henüz insan çevirilerinden geride olduklarını savunmaktadırlar. Bulunan bulgularla birlikte kullanıcıların birçoğunun online çeviriyi, profesyonellerin yaptıkları çeviriye tercih ettikleri sayıca görülmüştür. Bunun nedenlerinden biri olarak ise teknolojinin kullanıcılara sunduğu hız ve yaygınlığı olarak nitelendirebilmek mümkündür. Çevirilerin kalitesi altında bahsedilen hız ve doğruluk açısından ise online çevirilerin kalitesinin hala geliştirilmekte olduğu, AI sistemlerinin hala dil üzerine geliştirildiği görülmüştür. Hız faktörü olarak ele alındığında online çevirilerin insan çevirilerine göre daha çok kullanıcısın bulunduğu ancak çevirilerin doğruluğunun eş orantılı olmamasıyla birlikte AI çeviri uygulamalarının insan bazlı çevirilerin önüne geçmesi ihtimali henüz sadece bir ihtimal olup ilerleyen yıllarda çevirmenlerin yerini alma ihtimalinin ise düşük olduğu belirtilmiştir. Referanslar: HUTCHINS, J. (2001). Machine Translation and Human Translation:In Competition or in Complementation? University of East Anglia . Munnukka, A. (2022). ARE HUMAN TRANSLATORS BECOMING EXTINCT?– Past, Present and Future. University of Eastern Finland, Philosophical Faculty . Nusratillokhon Mirzakhodjaev, O. Y. (2025, Nisan 21). MACHINE TRANSLATION VS HUMAN TRANSLATION: EVALUATING ACCURACY AND EFFECTIVENESS. inLibrary , s. 15-24. Xiao, T. (2022, Mart 04). Research on Overcoming about Language Barriers of AI Machine Translation replacing Interpreting under Information Technology. Association for Computing Machinery , s. 12-20. Teknoloji ve Dil Son Yazılar 1/1/2035 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla 1/1/2035 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla 1/1/2035 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla 1/1/2035 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla 1/1/2035 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla 1/1/2035 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla
- Eğitimde AR ve VR Teknolojisi
AR ve VR teknolojileri, eğitimde soyut kavramları görselleştirerek öğrencilerin anlamalarını kolaylaştırmak ve öğrenme deneyimini zenginleştirmek için kullanılan yenilikçi araçlardır. Bu teknolojiler, özellikle Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat eğitiminde motivasyonu artırarak etkili öğrenme imkânı sunmaktadır. Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Eğitimde AR ve VR Teknolojisi 22.11.24 Yazar: Nisa Nur Taş AR ve VR teknolojileri, eğitimde soyut kavramları görselleştirerek öğrencilerin anlamalarını kolaylaştırmak ve öğrenme deneyimini zenginleştirmek için kullanılan yenilikçi araçlardır. Bu teknolojiler, özellikle Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat eğitiminde motivasyonu artırarak etkili öğrenme imkânı sunmaktadır. Teknoloji çağı olarak anılan yirmi birinci yüzyılda, teknolojinin sürekli gelişmesinden nasibini alan alanlardan biri de eğitimdir. Teknoloji ile öğrenciler, geleneksel eğitim yöntemlerindense teknoloji ile eğitimin entegre edildiği yöntemlerle eğitim almayı tercih etmektedir. Özellikle öğrencilerin zor konuları daha iyi anlayabilmesine yardımcı olan teknolojiler öğrencilerin ilgisini çekmektedir. Bu bağlamda, Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR) teknolojileri, özellikle Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat sektöründe eğitim ve öğretim süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır. AR ve VR, kullanıcıların dijital bilgileri ve ortamları gerçek dünya ile etkileşimli bir şekilde deneyimlemelerini sağlayan yenilikçi teknolojilerdir. Artırılmış gerçeklik (AR), gerçek dünya görüntülerine dijital bilgilerin yerleştirilmesini sağlayan bir teknolojidir. AR, kullanıcının bulunduğu fiziksel çevreye bilgisayar tarafından üretilen grafik, ses, video veya diğer duyusal bilgileri ekler. Bu teknoloji bir akıllı telefon, tablet veya AR gözlükleri gibi cihazlar aracılığıyla gerçekleştirilir. Örneğin, bir öğrenci AR teknolojisi kullanarak bir müzede bir tarihi eserin üzerine eklenen dijital bilgiler ile o eser hakkında detaylı bir bilgi edinebilir. Ya da tasarladığı ir projenin gerçek hayatta nasıl gözükeceğini telefonu yardımıyla öğrenebilir. AR’nin en yaygın kullanımlarından biri, eğitimde öğrenciler için fazla karmaşık olan konuları daha anlaşılır hale getirmek için görsel ve etkileşimli materyaller sunmaktır. Sanal Gerçeklik (VR), kullanıcıyı tamamen sanal bir ortama taşıyan bir teknolojidir. VR, özel VR gözlükleri ve bazı ek ekipmanları ile kullanıcının fiziksel dünyadan tamamen koparak sanal bir dünyaya girmesini sağlar. VR’nin eğitimdeki en büyük avantajlarından biri öğrencilere gerçek hayatta deneyimleyemeyecekleri durumları sanal olarak yaşama fırsatıdır. Örneğin, bir mimarlık öğrencisi, VR kullanarak henüz inşa edilmemiş bir binayı sanal olarak gezebilir ve tasarımı inceleyebilir. Geçmişte yapılan çalışmalar, AR ve VR'nin eğitimdeki potansiyel faydalarını vurgulamıştır. Örneğin, Birt ve Cowling (2018), AR'nin mühendislik eğitiminde karmaşık kavramları görselleştirmede etkili olduğunu belirtmiştir. Benzer şekilde, Cheng ve Wang (2019), VR'nin mimarlık eğitiminde öğrencilerin tasarım ve yapı süreçlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olduğunu göstermiştir. Tan ve arkadaşlarının (Tan, 2024) yaptığı çalışmada, AR ve VR teknolojilerinin AEC endüstrisindeki eğitim uygulamaları incelenmiştir. Çalışma, bu teknolojilerin kullanımının öğrenci motivasyonunu artırdığını ve öğrenme sürecini daha etkili hale getirdiğini ortaya koymuştur. Diğer bir çalışma ise, Ayer ve arkadaşlarının (Ayer, 2016) VR'nin inşaat mühendisliği eğitiminde uygulamalı deneyimler sunarak öğrenci başarısını artırdığını göstermiştir. Ayer ve arkadaşlarının (2016) çalışmasında ise, sanal gerçeklik teknolojisinin inşaat mühendisliği eğitimindeki etkilerini değerlendirmek için deneysel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada, VR teknolojisi kullanılarak eğitim verilen öğrencilerin performansları ve motivasyonları, geleneksel yöntemlerle eğitim alan öğrencilerle karşılaştırılmıştır. Araştırma, veri toplama sürecinde öğrenci anketleri, performans değerlendirmeleri ve gözlemler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Birt ve Cowling (2018), mühendislik eğitiminde artırılmış gerçeklik uygulamalarının etkilerini incelemek için nitel bir araştırma yöntemi kullanmıştır. Bu çalışmada, AR teknolojisi ile desteklenen ders materyalleri kullanılarak öğrenci deneyimleri ve geri bildirimleri toplanmıştır. Veri toplama sürecinde, öğrenci görüşmeleri ve odak grup tartışmaları yapılmıştır. Cheng ve Wang (2019), mimarlık eğitiminde VR teknolojisinin kullanımını araştırmak için karma yöntem araştırması kullanmışlardır. Bu çalışmada, öğrenci anketleri ve performans değerlendirmeleri toplanırken, öğrenci görüşmeleri ve ders gözlemleri de kullanılmıştır. Bu şekilde, VR teknolojisinin öğrencilerin tasarım ve yapı süreçlerini anlama üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendirme amaçlanmıştır. AR ve VR teknolojilerinin AEC endüstrisindeki eğitim uygulamalarında birçok avantaj sunduğu bulunmuştur. Bu teknolojiler, öğrencilere karmaşık kavramları daha iyi anlama ve pratik deneyimler kazanma imkânı sunmaktadır. Ayrıca, AR ve VR'nin öğrenci motivasyonunu ve katılımını artırdığı gözlemlenmiştir. Örneğin, bir çalışma, AR tabanlı eğitim materyallerinin kullanımıyla öğrencilerin öğrenme sürecine daha aktif katıldıklarını göstermiştir (Tan et al., 2024). Elde edilen bulgular, AR ve VR'nin eğitimde büyük bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Bu teknolojiler, özellikle karmaşık ve soyut kavramların öğretiminde etkili olabilir. Ayrıca, öğrencilerin aktif katılımını teşvik ederek öğrenme sürecini daha etkili hale getirebilir. Ancak, bu teknolojilerin uygulanması sırasında dikkat edilmesi gereken etik ve pratik konular da bulunmaktadır. Bulgular, AR ve VR teknolojilerinin mimarlık, mühendislik ve inşaat endüstrisindeki eğitimde kullanımının, öğrenci başarısını artırma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Ancak, öğrencilerin bu teknolojileri sağlıklı bir şekilde kullanabilmesi için etik kurallara uyulması ve öğrenci verilerinin güvenliğinin sağlanması gerekmektedir. Ayrıca, bu teknolojilerin yaygınlaştırılması için gerekli olan altyapı ve kaynakların sağlanması önemlidir. Elde edilen bulgular, bu teknolojilerin eğitimde önemli avantajlar sunduğunu göstermektedir. Öğrencilerin karmaşık kavramları daha iyi anlamalarına ve hayal güçlerini daha iyi kullanmalarına yardımcı olan bu teknolojiler, aynı zamanda öğrenci motivasyonunu ve katılımını artırmaktadır. Gelecekteki araştırmalar, bu teknolojilerin eğitimde uzun vadedeki etkilerini daha ayrıntılı olarak incelemelidir. Bu teknolojilerin diğer alanlardaki öğrencileri nasıl etkilediği ve aynı şekilde verimlilik sağlayıp sağlamadığı araştırılmalıdır. Ayrıca, bu teknolojilerin uygulanmasında karşılaşılan zorluklar ve bu zorlukların nasıl aşılabileceği konusunda çalışmalar yapılmalıdır. Eğitim kurumları, bu teknolojileri yaygınlaştırmak için gerekli altyapı ve kaynakları sağlamalıdır. Referanslar: Ayer, S. K., Messner, J. I., & Anumba, C. J. (2016). Augmented reality gaming in sustainable design education. Journal of Architectural Engineering, 22(1), 04015012. Birt, J., & Cowling, M. (2018). Assessing mobile mixed reality affordances as a comparative visualization pedagogy for design communication. Research in Learning Technology, 26. Cheng, K. H., & Wang, S. L. (2019). Applying augmented reality to enhance learning: A study of different teaching methods. Journal of Computer Assisted Learning, 35(5), 614-622. Tan, Y., Xu, W., Li, S., & Chen, K. (2024). Augmented and Virtual Reality (AR/VR) for Education and Training in the AEC Industry: A Systematic Review of Research and Applications. Güncel Teknoloji ve Eğitim Makaleleri 12.10.25 21. Yüzyılda Okuryazarlığın Dönüşümü: Kodlama Ve Roboti̇k Eği̇ti̇mleri̇ni̇n Rolü Bu makale, 21. yüzyılda dijital okuryazarlığın önemli bir parçası hâline gelen kodlama ve robotik eğitimlerinin, bireylerin problem çözme, algoritmik düşünme ve yaratıcı üretim becerilerini nasıl geliştirdiğini incelemektedir. Erken yaşta bu becerilerin kazandırılmasının, sürdürülebilir kalkınma ve dijital okuryazarlık açısından kritik olduğu vurgulanmaktadır. Daha Fazla 13.05.25 Teknoloji ve Eğitim: Altı Ülkenin Müfredatının Karşılaştırmalı Analizi Avustralya, İsveç, ABD, İngiltere, Fransa ve Hollanda'nın eğitim müfredatları, dijital okuryazarlık, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) eğitimi ve teknolojiye dayalı öğretim yöntemleri açısından birbirinden farklılıklar gösterirken, ortak bir hedefleri de vardır: Öğrencilerin teknolojiye entegre becerilerle donanmış, yaratıcı ve eleştirel düşünme yeteneğine sahip bireyler olarak yetişmesi. Daha Fazla 07.01.25 Dijital Yerliler ve Eğitim İlk olarak Marc Prensky’nin ortaya attığı “dijital yerliler” kavramı, teknolojinin içine doğmuş ve teknolojiyle büyümüş bireyler için kullanılmaktadır. Teknolojinin gelişiminden nasibini almış olan eğitim alanında bu bireyler, geleneksel eğitim yöntemlerinden olumsuz etkilenmekte ve başarılarını düşürebilmektedir. Daha Fazla 22.11.24 Eğitimde AR ve VR Teknolojisi AR ve VR teknolojileri, eğitimde soyut kavramları görselleştirerek öğrencilerin anlamalarını kolaylaştırmak ve öğrenme deneyimini zenginleştirmek için kullanılan yenilikçi araçlardır. Bu teknolojiler, özellikle Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat eğitiminde motivasyonu artırarak etkili öğrenme imkânı sunmaktadır. Daha Fazla 21.10.24 Öğrenme Yolculuğunda Kullanılabilecek Yapay Zeka Araçları Son dönemlerde yapay zekânın hızlı gelişimi sayesinde birçok yapay zekâ araçları ortaya çıkmıştır. Bu yapay zekâ araçları birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da kullanıcılarına büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Bu makalede, eğitim alanında kullan yapay zekâ araçları tanıtılarak, bu araçların öğrencilere ve öğretmenlere nasıl fayda sağladığı incelenmiştir. Daha Fazla 09.08.24 Teknolojinin Öğrencilerin Eğitim Platformlarını Terk Etmesindeki Etkisi ve Nedenleri Eğitim ve teknoloji, özellikle çevrimiçi öğrenmenin yaygınlaşmasıyla, birbirleri üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Bu makalede, teknolojinin erişim kolaylığı, teknik sorunlar ve dijital etkileşimlerin, öğrencilerin çevrimiçi öğrenme deneyimlerini ve topluluklardan ayrılma kararlarını nasıl şekillendirdiği incelenmektedir. Daha Fazla
- Yapay Zeka ve Gazetecilik: Dijital Dönüşümde Yeni Bir Araç
Bu makalede, gazetecilikte yapay zeka kullanımının etkileri incelenmektedir. Yapay zekanın haber üretim sürecinde hız, doğruluk ve kişiselleştirme gibi avantajlar sağladığı, ancak tarafsızlık ve etik sorunlar gibi dikkat edilmesi gereken zorluklar sunduğu vurgulanmaktadır. Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Yapay Zeka ve Gazetecilik: Dijital Dönüşümde Yeni Bir Araç 14.12.24 Yazar: Gamze Değirmen Bu makalede, gazetecilikte yapay zeka kullanımının etkileri incelenmektedir. Yapay zekanın haber üretim sürecinde hız, doğruluk ve kişiselleştirme gibi avantajlar sağladığı, ancak tarafsızlık ve etik sorunlar gibi dikkat edilmesi gereken zorluklar sunduğu vurgulanmaktadır. Bu makalede, gazetecilikte yapay zeka kullanımını incelenecektir. Yapay zekanın habercilik ve içerik üretimi üzerindeki etkisi ve rolü ele alınacaktır. Yapay zekanın gazetecilikte doğruluğu sağlaması ve bunun üzerine medyanın tartışmalarından bahsedilecektir. Yapay zeka son zamanlarda hem gazetecilikte hem de medyanın farklı alanlarında etkisini göstermektedir. Otomatik haber yazımı, sahte haberlerin tespiti ve kişiselleştirilmiş içerik sunumu gibi yapay zeka uygulamaları, haner endüstrisinde köklü değişikliklere yol açmaktadır. Yapay zeka, sıklıkla makinelerin sanki insanlar tarafından yapılmış gibi görünen işleri yapmasını sağlayan bilim dalı olarak tanımlanır [McCarthy et al., 1955 ]. Günümüzde yapay zeka algoritmaları, gazetecilik faaliyetlerinin tüm yönlerini gerçekleştirmek için kullanılmaktadır: veri toplama, yeni içgörüler ve eğilimler ortaya çıkarmak için veriyi analiz etme ve alıntılar oluşturma. Günümüz Nesnelerin İnterneti (IoT) çağında, çevremizdeki tüm nesnelere sensörler yerleştiriliyor ve biz aktif veya pasif olsak da sürekli olarak bilgi toplamaktadırlar. Telefonlarımız fiziksel hareketlerimizi ve hücresel aktivitelerimizi giderek daha fazla izliyor v tüm bu bilgiler “veri silonlarında” saklanıyor [Robot Journalism: Can Human Journalism Survive? Noam Lemelshtrich Latar ]. Literatürde yapay zekanın gazetecilikte kullanımı üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Araştırmacılar, gazetecilikte yapay zekanın kullanımınında haber üretim sürecini üç aşamaya ayırmaktadır: hikaye keşfi, hikaye üretimi ve hikaye dağıtımı. Hikaye keşfinde yapay zeka kullanımı, makine öğrenimi ile belgeler ve verilerde insanların normalde fark edemeyeceği şeyleri anlamak ve bir muhabir veya editörü, makinenin özellikle dikkat etmesi için programlandığı bir durum hakkında otomatik olarak uyarmak için botlar oluşturmayı içerebilmektedir. (AI in Journalism: Creating an Ethical Framework) Buna bir örnek olarak bilgisayar bilimci ve veri gazetecisi Meredith Broussard’ın Story Discovery Engine (2015) adlı çalışması gösterilebilmektedir. Broussard, Philadelphia Okul Bölgesi’nden verileri tarayarak öğrencilerin sınavlara iyi bir şekilde hazırlanabilmeleri için yeterli sayıda kitabın olup olmadığını görmek üzere bir algoritma programlamıştır. Oluşturduğu yazılım, etkileşimli veri görselleştirmesi üreten bilgi tabanlı bir uzman sistemdir. Bu yazılım, herhangi bir bireyin analiz edebileceğinden daha fazla veriyi inceleyebilmekteydi ve Broussard, potansiyel haberlere yol açabilecek birçok bulgunun örneklerini de sisteme dahil etmiştir. (AI in Journalism: Creating an Ethical Framework) En yaygın yapay zeka kullanımı otomatik içerik üretimi yoluyla gerçekleşmektedir. Otomatik içerik yazımı (aynı zamanda “robot gazeteciliği” veya “algoritmik haber yazımı” olarak da bilinir), “hesaplamalı gazetecilik” alanına girer ve ilk olarak spor, finans, suç ve hava durumu gibi temiz, düzenli verilerin bulunduğu alanlarda uygulanmıştır (Miroshnichenko, 2018). (AI in Journalism: Creating an Ethical Framework) Bu tür yapay zeka ve gazetecilik araştırmalarında çeşitli araştırma yöntemleri kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden birisi de literatür taramasıdır. Yapay zeka ve gazetecilik üzerine zaten yapılmış olan araştırmaları inceleyerek, geçmiş çalışmaların bulguları ve önerileri analiz edilmektedir. Bir diğer araştırma yöntemi ise vaka analizidir. Belirli bir olay veya uygulama incelenir. Örneğin Associated Press’in finansal raporları otomatikleştirme uygulaması gibi vaka çalışmaları, yapay zekanın haber üretimindeki etkilerini anlamak için detaylı analiz sağlamaktadır. Yapay zekanın gazetecilik alanında kullanılması geçmişten günümüze uzanmıştır. Özellikle günlük, rutin haberlerin hızlı ve doğru bir şekilde yazılmasında, sahte haberlerin tespitinde ve veri analizinde gazetecilere büyük kolaylık sağlamaktadır. Yapay zekanın gazetecilikte kullanılması hız ve doğruluk bakımından avantajlı olmasına rağmen bazı sorunlar ve tarafsızlık gibi önemli türden konularda dikkatli olunması gerekilmektedir. Gelecekte yapay zekanın gazetecilikteki etkilerini daha iyi anlayabilmek için farklı yöntemler geliştirilmesi ve gazetecilerin bu teknolojiyi destekleyici bir araç olarak kullanması önerilmektedir. Referanslar: McCarthy, J., Minsky, M., & Shannon, C. E. (1955). A Proposal for the Dartmouth Summer Research Project on Artificial Intelligence. Dartmouth College. Lemelshtrich Latar, N. (n.d.). Robot journalism: Can human journalism survive? https://books.google.com.tr/books?hl=tr&lr=&id=8MFUDwAAQBAJ&oi=fnd&pg=PR5&dq=ai+and+journalism&ots=C4B0lvcRQI&sig=8rC2FsO8WFr0ecxxZGlzrV7nFaQ&redir_esc=y#v=onepage&q=ai%20and%20journalism&f=false Broussard, M. (2015). Story Discovery Engine. Syracuse University Honors Capstone Projects. Miroshnichenko, A. (2018). AI in journalism: Creating an ethical framework. International Journal of Media and Information Literacy, 10(2), 15-25. Teknoloji ve Medya Son Yazılar 14.12.24 Yapay Zeka ve Gazetecilik: Dijital Dönüşümde Yeni Bir Araç Bu makalede, gazetecilikte yapay zeka kullanımının etkileri incelenmektedir. Yapay zekanın haber üretim sürecinde hız, doğruluk ve kişiselleştirme gibi avantajlar sağladığı, ancak tarafsızlık ve etik sorunlar gibi dikkat edilmesi gereken zorluklar sunduğu vurgulanmaktadır. Daha Fazla 09.11.24 Podcast’lerin Yükselişi Podcast'ler sosyal medya ve teknolojinin etkisiyle popülerlik kazanarak geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmakta ve içerik üreticilerinin toplumsal farkındalık yaratma ve eğlence alanında etkili bir araç olarak kullanmaları önerilmektedir. Daha Fazla 02.09.24 Dijital Dünyada Kesintiler: Instagram’ın Kapatılmasının Etkileri Bu makale, Instagram’ın Türkiye’de geçici olarak kapatılmasının içerik üreticileri, izleyiciler ve dijital pazarlama üzerinde yarattığı etkileri inceliyor. Sosyal medya platformlarının erişime kapatılmasının, özellikle içerik üreticileri için ciddi gelir kayıplarına ve kullanıcı davranışlarında önemli değişikliklere yol açtığı vurgulanmaktadır. Daha Fazla 29.08.24 VR Sanatının Medya Dünyasında Devrim Yaratan Etkileri Teknolojinin günümüzdeki şeklini almasıyla birlikte birçok şey değişmiştir. Medyada paylaşılan sanat, yavaş yavaş dijital sanata dönmektedir. Bunun medya ve sanata olan etkilerinin iyi veya kötü olması hakkında hala tartışmalar devam ederken dijital sanat medyada yer almaya ve çoğalmaya devam etmektedir. Daha Fazla 07.08.24 Sosyal Medya Kullanıcıları ve Sahte Haberler: Sosyal Medyada Bilgiye Erişim ve Dijital Yeterliliklerin Rolü Sahte haberler, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla artmış ve özellikle yaşlı kesim üzerinde olumsuz etkiler yaratırken, gençlerin dijital yetkinlikleri sayesinde bu konuda daha bilinçli oldukları bulunmuş; bu nedenle yaşlıların bilinçlendirilmesi önem arz etmektedir. Daha Fazla 15.07.24 Dijital Dönüşüm: Yapay Zekanın Medya Devrimi Yapay zeka, medya üretimi ve dağıtımında devrim niteliğinde değişiklikler yaparak içerik oluşturma ve kişiselleştirme süreçlerini dönüştürmüştür. Bu dönüşüm, medya endüstrisinde verimliliği artırırken aynı zamanda iş gücü piyasasında belirsizlikler ve etik sorunlar doğurmuştur. Daha Fazla
- Cesur Yeni Kelimeler: Yapay Zekâ Eğitimde Nasıl Devrim Yapacak|
Sal Khan tarafından kaleme alınan ve Bill Gates’in de şiddetle tavsiye ettiği kitap olan “Cesur Yeni Kelimeler: Yapay Zekâ Eğitimde Nasıl Devrim Yapacak (Ve Neden Bu İyi Bir Şey)” yapay zekânın eğitimi nasıl herkes için erişilebilir kılacağından ve kişiselleştirilmiş öğrenmenin yararlarından bahsediyor. Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Cesur Yeni Kelimeler: Yapay Zekâ Eğitimde Nasıl Devrim Yapacak| 20.06.24 Yazar: Nisa Nur Taş Sal Khan tarafından kaleme alınan ve Bill Gates’in de şiddetle tavsiye ettiği kitap olan “Cesur Yeni Kelimeler: Yapay Zekâ Eğitimde Nasıl Devrim Yapacak (Ve Neden Bu İyi Bir Şey)” yapay zekânın eğitimi nasıl herkes için erişilebilir kılacağından ve kişiselleştirilmiş öğrenmenin yararlarından bahsediyor. Günümüzde Yapay Zeka’nın Eğitimde Kullanımı Günümüzde neredeyse yapay zekânın kullanılmadığı alan yok. İnsanlara kolaylık sağlaması, bireye özgü içerikler sağlaması ile yapay zekâ eğitim alanında da kullanılıyor. Yapay zekanın eğitimde kullanıldığı alanlardan en yaygınları olarak kişiselleştirilmiş öğrenme, veriye dayalı karar verme, özel gereksinimi olan öğrencilere destek verme, motivasyon ve katılımı artırmak için oyunlaştırma, eğitim materyalleri oluşturma sayılabilir. Yapay zekânın eğitim alanında gelişmesiyle çevrimiçi eğitim platformları da bu teknolojiyi kullanmaya ve öğrencilerine daha özgün içerikler sunmaya başladı. Sal Khan tarafından yazılan “Cesur Yeni Kelimeler: Yapay Zekâ Eğitimde Nasıl Devrim Yapacak (Ve Neden Bu İyi Bir Şey)- “Brave New Words: How AI Will Revolutionize Education (And Why That’s a Good Thing)- " kitabında, 14 Mayıs 2024, Sal Khan, yapay zekânın eğitim alanını kökten bir şekilde nasıl değiştirebileceğini ele alıyor. Yayımlandığı gibi büyük bir ses getiren bu kitabı Bill Gates de öneriyor.. Khan Academy’nin kurucusu olan Sal Khan, teknolojinin eğitimi herkes için erişilebilir kılma ve kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi sunma potansiyelinden bahsetmektedir. Eşitlik ve Erişilebilirlik Sal Khan, yapay zekânın eğitimdeki en önemli ve güçlü yanlarından birinin eğitimde eşitliği artırma potansiyeli olduğunu savunuyor. Teknolojinin gelişmesiyle farklı şekillerde öğrenmeye başlayan öğrenciler için geleneksel eğitim sistemleri uygun değildir. Özellikle farklı geçmişlerden gelen ve dezavantajlı topluluklardan gelen öğrenciler için. Yapay zekâ, bu açığın kapatılmasına yardımcı olarak her öğrenciye geçmişlerine, maddi durumlarına ve yaşadığı coğrafyaya bakmaksızın yüksek kaliteli eğitim kaynakları ve destek sağlayabilir. Bu yenilik, her öğrencinin başarılı olma şansını artırarak eğitimdeki eşitsizlikleri azaltabilir.[2] Pratik Uygulamalar ve Örnekler Khan, kitabında yapay zekanın eğitim araçları ve platformlarına nasıl entegre edildiğindinden de bahsediyor. Örneğin, Khan Academy, Khanmigo adı verilen bir yapay zekâ aracı kullanmaktadır. Khan Academy, üretici yapay zeka ile yüksek kaliteli metin ve görüntüler oluşturabilen bir yapay zeka türü, mevcut akıllı öğretmenlerdeki boşlukları doldurabileceğinden ve iyi öğrenci öğrenme uygulamalarını ölçeklendirebileceğinden bahsetmektedir. [5] Kişiselleştirilmiş öğrenme sistemini güçlendiren bu yapay zekâ her öğrencinin performansına bağlı olarak özel alıştırma problemleri ve öğretici videolar sunmaktadır. Örneğin bir öğrencinin bir matematik konusunu anlamakta zorlandığını tespit ederse, o konuyla ilgili ek alıştırmalar veya öğretici videolar önerebilir. Öğrencilerin anında yaptıkları hatalar hakkında geri bildirim alabilmeleri, nereden yola çıkmaları gerektiğini anlamalarına yardımcı olmaktadır.[2] [3] [4] Eğitimde Yapay Zekâ ile Öngörülen Vaatler Khan, yapay zekânın her öğrenci için birer bir eğitim veren öğretmen olma potansiyelini öne sürmektedir. Yapay zekânın insan davranışlarını öğrenme, otomatik değerlendirme ve analiz etme özellikleri ile öğrencilerin öğrenme tarzını, güçlü ve zayıf yönlerini analiz ederek öğrenciye özel bir öğrenme planı öne sürebilir ve öğrenme yöntemlerini ayarlayabilir. Bu şekilde kişiselleştirme yapıldığında, öğrenciler kendi hızlarında öğrenebilirler ve her konuyu anlayabilirler. Zorluklar ve Endişeler Yapay zekâ sayesine eğitimde büyük bir kolaylık ve fayda olsa da yapay zekânın uygulanmasıyla ilgili zorluklar ve etik sorunlar da bulunuyor. Kitabında bu konuya da değinen Khan, yapay zekâ araçlarının öğretmenlerin yerini almak yerine onları desteklemek ve geliştirmek amacıyla tasarlanması gerektiğini vurguluyor. Ve yapay zekâ algoritmalarında veri gizliliğinin korunması ve önyargıyı önleme hakkında tedbirlerinin alınması gerektiğini ekliyor. [3][4] Sonuç Sal Khan, mayıs ayında yayınladığı yeni kitabında teknolojinin ve yapay zekânın gelişmesi ile yapay zekânın eğitimde merkezi bir rol oynadığından, yapay zekâ sayesinde temel haklardan biri olan eğitim hakkının daha etkili bir şekilde sağlanacağından bahsediyor. Kitabında yer alan iç görüleri ve örnekleri ile Sal Khan, yapay zekânın eğitim sisteminde uygulanmasının potansiyel getirileri ve zorluklarını anlatarak yeni bir bakış açısı sunuyor. Kaynakça [1]Gates, B. (2024, Mayıs 19). “Bill Gates: Yapay zekâ eğitimi hakkında bu yeni kitabı okumalısınız.” CNBC. [2]GeekWire. (2024, Mayıs 19). “Bill Gates: Yapay zekâ 'herhangi bir insan kadar iyi bir öğretmen' olacak, ancak eğitimdeki getiriler zaman alacak”. [3]CNBC Africa. (2023, Eylül 13). “Bill Gates, sağlık ve eğitimde yapay zekâdan 'heyecan duyduğunu' söylüyor. “ [4]Globe Echo. (2024, Mayıs 14). Yapay zekâ devrimini yönlendiren startup'ların tam listesini inceleyin: 2024 CNBC Disruptor 50 şirketleri ile tanışın. [5] Khan Academy. (2023). How we built AI tutoring tools. [6] Khanmigo. (2023). Khan Academy's AI-powered tutor. Güncel Teknoloji ve Eğitim Makaleleri 12.10.25 21. Yüzyılda Okuryazarlığın Dönüşümü: Kodlama Ve Roboti̇k Eği̇ti̇mleri̇ni̇n Rolü Bu makale, 21. yüzyılda dijital okuryazarlığın önemli bir parçası hâline gelen kodlama ve robotik eğitimlerinin, bireylerin problem çözme, algoritmik düşünme ve yaratıcı üretim becerilerini nasıl geliştirdiğini incelemektedir. Erken yaşta bu becerilerin kazandırılmasının, sürdürülebilir kalkınma ve dijital okuryazarlık açısından kritik olduğu vurgulanmaktadır. Daha Fazla 13.05.25 Teknoloji ve Eğitim: Altı Ülkenin Müfredatının Karşılaştırmalı Analizi Avustralya, İsveç, ABD, İngiltere, Fransa ve Hollanda'nın eğitim müfredatları, dijital okuryazarlık, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) eğitimi ve teknolojiye dayalı öğretim yöntemleri açısından birbirinden farklılıklar gösterirken, ortak bir hedefleri de vardır: Öğrencilerin teknolojiye entegre becerilerle donanmış, yaratıcı ve eleştirel düşünme yeteneğine sahip bireyler olarak yetişmesi. Daha Fazla 07.01.25 Dijital Yerliler ve Eğitim İlk olarak Marc Prensky’nin ortaya attığı “dijital yerliler” kavramı, teknolojinin içine doğmuş ve teknolojiyle büyümüş bireyler için kullanılmaktadır. Teknolojinin gelişiminden nasibini almış olan eğitim alanında bu bireyler, geleneksel eğitim yöntemlerinden olumsuz etkilenmekte ve başarılarını düşürebilmektedir. Daha Fazla 22.11.24 Eğitimde AR ve VR Teknolojisi AR ve VR teknolojileri, eğitimde soyut kavramları görselleştirerek öğrencilerin anlamalarını kolaylaştırmak ve öğrenme deneyimini zenginleştirmek için kullanılan yenilikçi araçlardır. Bu teknolojiler, özellikle Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat eğitiminde motivasyonu artırarak etkili öğrenme imkânı sunmaktadır. Daha Fazla 21.10.24 Öğrenme Yolculuğunda Kullanılabilecek Yapay Zeka Araçları Son dönemlerde yapay zekânın hızlı gelişimi sayesinde birçok yapay zekâ araçları ortaya çıkmıştır. Bu yapay zekâ araçları birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da kullanıcılarına büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Bu makalede, eğitim alanında kullan yapay zekâ araçları tanıtılarak, bu araçların öğrencilere ve öğretmenlere nasıl fayda sağladığı incelenmiştir. Daha Fazla 09.08.24 Teknolojinin Öğrencilerin Eğitim Platformlarını Terk Etmesindeki Etkisi ve Nedenleri Eğitim ve teknoloji, özellikle çevrimiçi öğrenmenin yaygınlaşmasıyla, birbirleri üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Bu makalede, teknolojinin erişim kolaylığı, teknik sorunlar ve dijital etkileşimlerin, öğrencilerin çevrimiçi öğrenme deneyimlerini ve topluluklardan ayrılma kararlarını nasıl şekillendirdiği incelenmektedir. Daha Fazla
- Teknolojinin Ülke Ekonomisindeki Yeri
Yeni dünya ülkelerinin ekonomilerini büyütmek için yaptığı yatırımlar ve bu yatırımlar arasında teknolojinin yeri - ABD ve Çin arasındaki AI savaşı Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Teknolojinin Ülke Ekonomisindeki Yeri 20.05.24 Yazar: Nursima Çalış Yeni dünya ülkelerinin ekonomilerini büyütmek için yaptığı yatırımlar ve bu yatırımlar arasında teknolojinin yeri - ABD ve Çin arasındaki AI savaşı Bir ülkenin ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli rol oynayan ve ülkelerin en çok yatırım yaptığı alanlar genellikle sağlık,teknoloji,eğitim,tarım,sanayi ve turizm gibi alanlardır.özellikle ülkelerin teknoljik gelişmelere ve yapay zekaya AI yaptığı yatırımlar her geçen gün artmaktadır. Teknolojik gelişmenin önemini ve uzun dönemde ekonomiye katkısını savunan Schumpeter, kapitalist sistemde uzun konjonktür dalgaları olduğu görüşünü benimsemiş ve kapitalist sistemin buhran evresinden çıkarak yeniden canlanma evresine geçişinin teknolojik yeniliklerle (inovasyon) gerçekleştiğini belirtmiştir.Kovid19 ile hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen yapay zeka bugün bir çok ülke tarafından öncü yatırım halini almış durumda .Yapılan çalışmaların hızına ve değişimine ayak uydurmaya çalışan ülkeler,yatırımları sadece kendi ülke sınırları içinde değil, potansiyel gördükleri yabancı ülkelere de yatırım yapmaktalar. Son yıllarda Çin, Kanada ve Fransa gibi ülkelerin yapay zekâ alanında yaptığı yatırımlar ve yatırımları sonucu elde ettikleri başarılar teknolojinin ekonominin merkezi konumunda olduğunu anlamamız için yeterli bir kanıt niteliğindedir.Bu alandaki en büyük yatırımı yapan dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, yapay zeka teknolojilerinde 2017’de 12 milyar dolar yatırım yaparak,2030’da 150 milyar dolar değerinde bir yapay zeka endüstrisi ve ilgili sektörlerle beraber ise değeri 1.4 trilyon doları bulan bir endüstri hedeflemekte.Pekin yönetimi 2017’de Yeni Nesil Yapay Zeka Geliştirme Planı’nı duyurmuştu. Yapay zekada 2025’e kadar küresel lider olmayı amaçlayan Çin, 2030’de bu alanda inovasyon için ana merkez haline gelmek istemektedir. Çin’in yapay zeka alanındaki akademik araştırmalarda en fazla atıf alan araştırma sayısı bakımından ABD'yi geride bırakma ihtimali dikkatleri üzerine çekmektedir. ABD OpenAI gibi büyük kuruluşlara sahip olması onu yapay zeka konusunda iyi bir noktaya yerleştirmektedir ancak Çinin yapay zekayı günlük hayatta uyarlama politikası ile alışveriş merkezleri, restoranlar, kafeler gibi bir çok yerde yapay zekayı görmemiz mümkün bu da Çini ekonomik anlamda bir adım öne taşımaktadır. Hata yapma oranının düşmesinden ,işleri daha hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirmesinden kaynaklı yapay zeka araçları çeşitli sektörlerde insan yerini alabilecek konumdadır Yapay zekanın birçok sektörde kullanılacağı gerçeği bazı meslek gruplarının yok olmasına neden olabilir. Bu da ileriki zamanlarda işsizlik oranında artış olarak gözlemlenebilir. Sonuç olarak yapay zeka çok hızlı bir şekilde büyümeye devam etmekte, yapay zeka evreni içinde yer almayan ülkeler gelecek zamanda ekonomik ve sosyal anlamda büyük sorunlarla karşılaşacak gibi görünmektedir. Referanslar Istanbul Ticaret Gazetesi. (t.y.). Dünya stratejisini yapay zeka üzerine kuruyor. Erişim adresi: https://istanbulticaretgazetesi.com/tr/dunya-stratejisini-yapay-zeka-uzerine-kuruyor Journal of Emerging Economies and Policy. (2022). Erişim adresi: http://dergipark.org.tr Author. (2024, Ocak 8). In the race for AI supremacy, China and the US are travelling on entirely different tracks. The Guardian . Erişim adresi: https://www.theguardian.com/world/2024/jan/09/in-the-race-for-ai-supremacy-china-and-the-us-are-travelling-on-entirely-different-tracks Gartner. (2023, Kasım 9). Invest Implications: Forecast Analysis: Artificial Intelligence Software, 2023-2027, Worldwide. Erişim adresi: https://www.gartner.com/en/documents/4925331 Güncel Teknoloji ve Finans/Ekonomi Makaleleri 01.04.25 Güney Kore’nin Teknoloji Odaklı Ekonomik Kalkınma Süreci Güney Kore, 1960'lı yıllardan itibaren teknoloji odaklı ekonomik kalkınma politikaları uygulayarak, yabancı teknolojiyi benimseyip kendi üretimine entegre ederek büyük bir ekonomik büyüme sağlamıştır. Bu süreçte büyük holdinglerin AR-GE yatırımları ve teknoloji alanındaki yenilikçi adımlar, ülkenin küresel pazarda rekabetçi bir güç haline gelmesine yardımcı olmuştur. Daha Fazla 04.02.25 Şeffaf Finans Dünyası:Regtech RegTech, finans sektöründe düzenleyici uyumluluk, veri analizi ve kimlik doğrulama gibi alanlarda düşük maliyetli ve etkili çözümler sunarak şeffaflık ve istikrar sağlamaktadır. Aynı zamanda zamandan tasarruf ve itibar kaybını önleme gibi avantajlarla bankacılık sektörünün vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Daha Fazla 05.12.24 Merkez Bankalarının Dijital Para Birimine Geçişi Bu makalede, Merkez Bankası Dijital Para Sistemleri (CBDC) ve avantajları ile dezavantajları ele alınmaktadır. Özellikle dijital para sistemlerinin ekonomik etkileri, finansal sistemdeki dönüşüm ve potansiyel riskler üzerine bir analiz yapılmaktadır. Daha Fazla 30.10.24 Yeşil Teknolojiler Ve Ekonomik Çözüm Yeşil ekonomi, çevre üzerindeki olumsuz etkileri azaltarak sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen bir ekonomik yaklaşımdır. Yeşil teknoloji ise çevre dostu üretim süreçleri ile enerji tasarrufu ve doğal kaynakların verimli kullanımını sağlayarak bu hedefe ulaşmada önemli bir rol oynar. Daha Fazla 25.08.24 Fiziksel Paranın Sanal Paraya Dönüşümü Fiziksel paradan sanal paraya geçiş süreci, teknolojik gelişmelerle birlikte hız kazanmış ve kripto paralar, hem ödeme hem de yatırım aracı olarak giderek daha fazla hayatımıza dahil olmaktadır. Gelecekte, sanal paraların daha da yaygınlaşacağı öngörülmektedir. Daha Fazla 07.07.24 E-Ticaretin Ülke Ekonomilerindeki Yeri E-ticaretin ekonomik büyüme, istihdam ve verimliliğe katkılarını incelerken; lojistik zorluklar ve sürdürülebilirlik sorunlarına da değinmektedir. Ayrıca, e-ticaretin geleneksel perakende sektöründe rekabet baskısı yarattığı vurgulanmaktadır. Daha Fazla
- Artırılmış Gerçeklik: Teknolojinin Yeni Yüzü
Artırılmış Gerçeklik (AR), fiziksel dünyayı sanal elemanlarla birleştirerek kullanıcıların etkileşimli deneyimler yaşamasını sağlar. Bu makale, AR'ın sanat, eğitim ve sağlık gibi çeşitli alanlardaki uygulamalarını ve gelecekteki potansiyelini incelerken, kullanıcı gizliliği ve veri güvenliği gibi etik konuları da ele almaktadır. Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Artırılmış Gerçeklik: Teknolojinin Yeni Yüzü 19.07.24 Yazar: Zeynep Met Artırılmış Gerçeklik (AR), fiziksel dünyayı sanal elemanlarla birleştirerek kullanıcıların etkileşimli deneyimler yaşamasını sağlar. Bu makale, AR'ın sanat, eğitim ve sağlık gibi çeşitli alanlardaki uygulamalarını ve gelecekteki potansiyelini incelerken, kullanıcı gizliliği ve veri güvenliği gibi etik konuları da ele almaktadır. Artırılmış Gerçeklik (AR), fiziksel dünyayı sanal elemanlarla birleştirerek kullanıcıların çeşitli konumları algılamasını sağlayan önemli bir teknolojidir. AR, askeri simülasyonlardan sanat dünyasına kadar geniş bir uygulama alanına sahiptir ve sanat eserlerini dijital ortama taşıyarak interaktif deneyimler sunar. Google Arts & Culture gibi platformlar, AR ile ünlü sanat eserlerini sanal olarak sergileyerek izleyicilere etkileşimli deneyimler sunar. Ancak AR'ın yaygınlaşmasıyla birlikte kullanıcı gizliliği ve veri güvenliği gibi etik sorunlar da dikkate alınmalıdır. Gelecekte AR'ın eğitim, sağlık ve sanat gibi alanlarda nasıl daha derinlemesine kullanılabileceği üzerine yapılan araştırmalar önem kazanmaktadır. Artırılmış Gerçeklik (Augmented Reality), başlangıçta birçok kişi tarafından hakkında çok az şey bilinen ve dikkat çekmeyen küçük bir teknoloji olarak adlandırıldı. Ancak, günümüzde artan ilgi nedeniyle, AR giderek daha fazla sektörde kullanılmaktadır. Bu makalede, söz konusu olan AR teknolojisinin genel tanımı, nasıl işlediği ve kullanıldığı sektörler ve sanat alanına etkisi incelenecektir. Ek olarak, AR teknolojisinin gelecekteki potansiyeli ve bu alandaki araştırma ve geliştirmelerin önemi ele alınacaktır. Özetle, AR, “fiziksel gerçekliğin ve sanal aletlerin birleştirildiği bir sistem” olarak tanımlanabilir. Naik, Keatler ve Boujut’a göre , AR, “3B grafikler, animasyon, konum tabanlı hizmetler ve benzeri teknolojileri entegre etmek için yapay zeka, bilgisayar görme ve sensörlerin düzenli bir yoludur”. Kısaltmasından da anlaşılacağı gibi, AR fiziksel dünyayı “artırmak” amaçlanmıştır. Daha spesifik olmak gerekirse, bu kullanıcıların birçok konumlarını ve sürekli değişen bilgileri algılamalarını sağlar. Bu nedenle, AR, geçen süre zarfında “her birimde düşme” deneyimine yol açmıştır. Artırılmış gerçeklik teknolojisi, AR, ilk kez 1990’ların başlarında geliştirilmiştir. İlk kullanıldığında, bu teknoloji özellikle askeri eğitim ve simülasyonlarda kullanılmıştır. Böylesine bir teknoloji modern sanat alanında da yer edinmeyi başarmıştır. Müzeler ve galeriler, geleneksel sergileri geliştirmek için AR kullanır. Ziyaretçiler, AR destekli cihazlarla ek içerikleri, sanatçı bilgilerini veya sanat eserlerinin sanal rekonstrüksiyonlarını görebilirler. AR, sokak sanatına entegre edilmiş olup, sanatçıların AR uygulamaları aracılığıyla görülebilen sanal duvar resimleri veya enstalasyonlar oluşturmasına olanak tanır. Bu, halka açık alanlarda dijital keşif katmanı ekler. Jeff Koons'un Snapchat filtreleri ile çalışması: Ünlü sanatçı Jeff Koons, Snapchat'in AR filtreleriyle işbirliği yaparak kendi sanat eserlerini dijital ortama taşıdı. Bu çalışma, sanat eserlerinin dijital dünyada geniş bir kitleyle etkileşime girmesine olanak sağladı (Voon, 2017). Olafur Eliasson'un "Rainbow" eseri: İzlandalı sanatçı Olafur Eliasson, AR teknolojisini kullanarak "Rainbow" adlı interaktif sanat eserini yarattı. İzleyiciler, AR uygulaması aracılığıyla yağmur sonrası gökyüzünde beliren gökkuşağını fiziksel dünya ile etkileşim içinde deneyimleyebiliyorlar (Allen, 2012). Google Arts & Culture AR Deneyimleri: Google Arts & Culture platformu, AR teknolojisini kullanarak ünlü sanat eserlerini sanal olarak sergileyen ve izleyicilere interaktif deneyimler sunan uygulamalar geliştirdi. Bu sayede kullanıcılar, sanat tarihindeki önemli eserleri kendi çevrelerinde keşfedebiliyorlar. AR ile Canlı Performanslar: Bazı sanatçılar, AR teknolojisini canlı performanslarına entegre ederek izleyicilere eşsiz deneyimler sunuyorlar. Örneğin, bir dans gösterisinde dansçıların hareketleri AR ile senkronize edilerek görsel efektlerle zenginleştirilebilir. Street Art ve AR: Bazı sokak sanatçıları, duvar resimlerine AR uygulamaları aracılığıyla dijital katmanlar ekleyerek izleyicilere interaktif deneyimler sunuyorlar. Bu şekilde, fiziksel dünya ile dijital sanat arasında geçişken bir köprü oluşturulmuş oluyor. AR araştırma ve geliştirme yöntemleri , prototip geliştirip kullanıcılara test ettirmek ,tasarımın ve kullanılabilirliğin iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Kullanıcı deneyimi ve geri bildirimi almak bu yöntemin önemli bir parçasıdır. Aynı zamanda AR teknolojilerinin gerçek dünya ortamlarında nasıl kullanıldığını gözlemlemek ve değerlendirmek, kullanıcıların doğal etkileşimlerini anlamak için önemlidir. AR teknolojisinin birçok sektörde yaygın kullanımı ve Sanat dünyasında Artırılmış Gerçeklik (AR) kullanımı, geleneksel sanat pratiğini teknoloji ile harmanlayarak yeni ve etkileşimli deneyimler sunan çeşitli yaratıcı projelerle kendini göstermektedir. Bu alan, sanat ve teknoloji arasındaki sınırları zorlayan ve izleyicilere yenilikçi bir şekilde yaklaşan çalışmaları içermektedir. Sonuç olarak kadar AR, kolayca aramayı ve aramayı birleştirmenin yanı sıra kullanıcı deneyimini zenginleştirmesi nedeniyle birçok sektörde hızla yaygınlaşmıştır. Sanat dünyasında AR kullanımı, interaktif enstalasyonlardan sanal gerçeklik sanatına kadar geniş bir yelpazede gerçekleşmektedir. Sanat ve teknoloji arasındaki sınırları zorlayan yaratıcı projeler bu alanda dikkat çekmektedir. AR teknolojisinin yaygınlaşması ile birlikte geliştiricilerin kullanıcı gizliliği ve veri güvenliğini korumak açısından etik kurallara uymaları gerekmektedir. Gelecekteki araştırmaların, AR teknolojisinin daha geniş bir şekilde kullanılabilirliğini ve insan yaşamına katkılarının nasıl arttırılabileceğini ayrıntılı olarak incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca, AR'nin eğitim ve sağlık gibi diğer profesyonel alanlarda da etkilerinin daha derinlemesine araştırılması ve uygulanması teşvik edilmelidir. Referanslar Voon, C. (2017). The Augmented Banality of Jeff Koons Sculptures in Snapchat. Hyperallergic. Retrieved from https://hyperallergic.com/403768/jeff-koons-snapchat-augmented-reality Allen, L. (2012). There’s No End to Olafur Eliasson’s Rainbow. ArtNews. Retrieved from https://www.artnews.com/art-in-america/features/olafur-eliasson-aros-58729/ Google Arts & Culture. (n.d.). Reality Check: From dinosaurs to the Mona Lisa, bring culture to you with Augmented Reality. Retrieved from https://artsandculture.google.com/project/ar Pinot's Palette Naperville. (2023). What Is Augmented Reality Street Art?. Retrieved from https://www.pinotspalette.com/naperville/blog/creative-life/pinotspalettenaperville-what-is-augmented-reality-street-art PlugXR. (2022). Augmented Reality Art Creates New Opportunities and Contexts. Retrieved from https://www.plugxr.com/augmented-reality/creates-opportunities-ar-art/ Reydar. (n.d.). Exploring the Future Potential of Augmented Reality: Trends, Technology, and Impact. Retrieved from https://www.reydar.com/exploring-the-future-potential-of-augmented-reality-trends-technology-and-impact/ Teknoloji ve Sanat Son Yazılar 27 Mayıs 2025 Teknolojinin Sanat Restorasyonu Ve Korunumu Üzerindeki Etkisi Sanat eserlerinin korunumu, kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak açısından kritik olup, modern teknolojilerle daha hassas hale gelmiştir. Örneğin, Leonardo da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği" ve Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanı gibi eserlerde röntgen, dijital tarama ve ultraviyole ışınlar kullanılarak detaylı analizler yapılmıştır. Ancak bu teknolojiler yüksek maliyetler ve etik sorunlar gibi zorluklar da getirmektedir. Gelecekte, teknolojinin entegrasyonu, etik standartların belirlenmesi ve maliyetlerin düşürülmesi gibi alanlarda ilerlemeler sağlanmalıdır. Daha Fazla 18 Mart 2025 Dijital Zihinler: Yapay Zeka ve İnsan Sanatçılığının Simbiyotik İlişkisi Makale, yapay zekanın sanatta insan sanatçılarıyla oluşturduğu iş birliğini ve bunun yaratıcı süreçlere etkisini inceliyor. YZ, duygusal derinlikten yoksun olsa da, insan müdahalesiyle yeni sanat formları ortaya çıkıyor. Ancak, etik sorunlar (özgünlük, telif hakları) hala gündemde ve bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Daha Fazla 21 Ocak 2025 Veri Görselleştirmenin Sanatsal İfade Üzerindeki Rolü Veri görselleştirme, bilgiyi grafiksel olarak sunarak estetik ve işlevselliği birleştirir. Bu yöntem, veriyi bilgi ve sanatsal ifade olarak değerlendirir. Çalışmalar, veri görselleştirmenin estetik ve işlevsel dengesini sağladığını ve sanatla bilgi arasında bir köprü kurduğunu gösterir. Daha Fazla 24 Aralık 2024 Blockchain ve Sanat Blockchain eknolojisinin sanat dünyasında sahiplik ve doğrulama süreçlerindeki rolünü incelenirken blockchain, sanat eserlerinin dijital olarak temsil edilmesi ve ticaretinin sağlanması açısından önemli bir araç olarak öne çıkıyor. Daha Fazla 26 Ekim 2024 Heykel ve Tasarımlarda 3D Baskı 3D baskının karmaşık formlar üretimini kolaylaştırması ve sanatsal yeniliklere kapı açması vurgulanmaktadır. Stefan Maier'in "Hypnerotomachia Naturae" ve Mat Collishaw'ın "Equinox" eserleri gibi örneklerle, 3D baskının sanatsal ve teknik potansiyelleri incelenmektedir. Daha Fazla 31 Ağustos 2024 AARON: Yapay Zekanın Sanat Serüveni Yapay zeka sanatta ilk kez kim tarafından kullanıldı? Ne zaman kullanılmaya başladı? AARON'un tarihi nasıl ilerledi? Daha Fazla
- Teknoloji ve Medya | TechMakale
Teknoloji ve Medya kategorisi, teknolojinin medya üzerindeki etkilerini ve medyanın teknolojiyle olan ilişkisini ele alır. Bu kategori altında, dijital medyanın gelişimi, yapay zeka destekli içerik üretimi, sosyal medya platformlarının etkileri ve medya sektöründeki dijital dönüşüm gibi konuları bulabilirsiniz. Teknoloji ve Medya Teknoloji ve Medya kategorisi, teknolojinin medya üzerindeki etkilerini ve medyanın teknolojiyle olan ilişkisini ele alır. Bu kategori altında, dijital medyanın gelişimi, yapay zeka destekli içerik üretimi, sosyal medya platformlarının etkileri ve medya sektöründeki dijital dönüşüm gibi konuları bulabilirsiniz. 14.12.24 Yapay Zeka ve Gazetecilik: Dijital Dönüşümde Yeni Bir Araç Bu makalede, gazetecilikte yapay zeka kullanımının etkileri incelenmektedir. Yapay zekanın haber üretim sürecinde hız, doğruluk ve kişiselleştirme gibi avantajlar sağladığı, ancak tarafsızlık ve etik sorunlar gibi dikkat edilmesi gereken zorluklar sunduğu vurgulanmaktadır. Daha Fazla 09.11.24 Podcast’lerin Yükselişi Podcast'ler sosyal medya ve teknolojinin etkisiyle popülerlik kazanarak geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmakta ve içerik üreticilerinin toplumsal farkındalık yaratma ve eğlence alanında etkili bir araç olarak kullanmaları önerilmektedir. Daha Fazla 02.09.24 Dijital Dünyada Kesintiler: Instagram’ın Kapatılmasının Etkileri Bu makale, Instagram’ın Türkiye’de geçici olarak kapatılmasının içerik üreticileri, izleyiciler ve dijital pazarlama üzerinde yarattığı etkileri inceliyor. Sosyal medya platformlarının erişime kapatılmasının, özellikle içerik üreticileri için ciddi gelir kayıplarına ve kullanıcı davranışlarında önemli değişikliklere yol açtığı vurgulanmaktadır. Daha Fazla 29.08.24 VR Sanatının Medya Dünyasında Devrim Yaratan Etkileri Teknolojinin günümüzdeki şeklini almasıyla birlikte birçok şey değişmiştir. Medyada paylaşılan sanat, yavaş yavaş dijital sanata dönmektedir. Bunun medya ve sanata olan etkilerinin iyi veya kötü olması hakkında hala tartışmalar devam ederken dijital sanat medyada yer almaya ve çoğalmaya devam etmektedir. Daha Fazla 07.08.24 Sosyal Medya Kullanıcıları ve Sahte Haberler: Sosyal Medyada Bilgiye Erişim ve Dijital Yeterliliklerin Rolü Sahte haberler, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla artmış ve özellikle yaşlı kesim üzerinde olumsuz etkiler yaratırken, gençlerin dijital yetkinlikleri sayesinde bu konuda daha bilinçli oldukları bulunmuş; bu nedenle yaşlıların bilinçlendirilmesi önem arz etmektedir. Daha Fazla 15.07.24 Dijital Dönüşüm: Yapay Zekanın Medya Devrimi Yapay zeka, medya üretimi ve dağıtımında devrim niteliğinde değişiklikler yaparak içerik oluşturma ve kişiselleştirme süreçlerini dönüştürmüştür. Bu dönüşüm, medya endüstrisinde verimliliği artırırken aynı zamanda iş gücü piyasasında belirsizlikler ve etik sorunlar doğurmuştur. Daha Fazla 24.06.24 Dijital Medya ve Etkileşim: İçerik Üreticileri ve İzleyici ilişkileri Teknolojinin gelişmesi ile günümüzde önemli bir şekilde yer alan sosyal medya platformları ve popüler bir meslek haline gelen sosyal medya içerik üreticilerinin medyaya olan katkıları ve insanlara olan etkileri. Daha Fazla 12.05.24 Yeni Medya Teknolojisini Anlamak Yeni medya teknolojilerinin etkisini ve geleneksel medya ile ilişkisini anlamak. Sosyal medya, yayıncılık platformları ve yapay zeka gibi alanlardaki gelişmeler, medya kullanımını ve içerik üretimini değiştirmiştir. Daha Fazla
- Podcast’lerin Yükselişi | TechMakale
Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Podcast’lerin Yükselişi 09.11.24 Yazar: Gamze Değirmen Podcast'ler sosyal medya ve teknolojinin etkisiyle popülerlik kazanarak geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmakta ve içerik üreticilerinin toplumsal farkındalık yaratma ve eğlence alanında etkili bir araç olarak kullanmaları önerilmektedir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte sosyal medyanın yaygınlaşması ve medya ürünlerine herkesin daha kolay bir şekilde ulaşabilmesi nedeniyle videolar, müzikler ve hatta Podcast’lere olan ilgi dahi bir hayli artmıştır. Son zamanlarda özellikle sosyal medyada çoğu kişinin Podcast yayını yaptığını, kendi Podcast’lerinin kesitlerini paylaştıklarını rahatça görebilirsiniz. Podcast’lerin bir anda bu şekilde yaygınlaşması da Podcast’lerin daha da çoğalmasına neden açmış bulunmakta. Geçmiş zamanlara kıyasla Podcast’ler ne kadar değişti diye sorarsak, popüler olan türler, konuşulan konular gibi şeyler epey bir değişmiş bulunmakta. Podcast'lerin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşüm, hem içerik üreticilerinin çeşitliliğini artırmış hem de dinleyicilerin ilgi alanlarına göre daha spesifik ve niş konulara ulaşmalarını sağlamıştır. Bu konularda yapılan araştırmalar ve makalelerden birisine göre, Podcast'leri özellikle yeni ürünler, sosyal altyapı değişiklikleri ve iş sosyal ağları konusunda bilgi ve materyal dönüşüm araçları olarak kullanmayı hedefliyorlar. Özellikle Afrika kıtasında bu tür dönüşümlerin sağlanmasında Podcast'lerin önemli bir rol oynadığını belirtiyorlar. [1] Podcast'lerin bu şekilde kullanılması, bilgi paylaşımını yaygınlaştırıp girişimcilerin seslerini duyurarak önemli değişimlere katkı sağlamaktadır. Ayrıca, CommsConsult’un “Adolescents in Crisis: Unheard Voices” gibi projelerle, podcastlerin genç mültecilerin ve zor durumdaki gençlerin seslerini duyurmak için etkili bir yol olduğunu söylemek mümkündür. Bu tür Podcas’tler, dinleyicilere global sorunlar hakkında daha derin bir anlayış sunmakta ve gençlerin yaşamlarına dair güçlü bir bağ kurmaktadır. [2] Araştırma yöntemleri genellikle anketler, dinleyici analizleri ve içerik analizleri olarak ayrılmaktadır. Örneğin; Anketler ve Dinleyici Analizleri Reuters Digital News Report, dinleyicilerin podcast kullanımı ve tercihleri hakkında veri toplamak için geniş ölçekli anketler kullanmaktadır. [3] İçerik Analizi CommsConsult'un projelerinde, podcast içeriklerinin analizi yapılmaktadır. Görüşmeler ve Niteliksel Araştırmalar Yapımcılarla ve dinleyicilerle yapılan interviewlar, podcastlerin nasıl algılandığı ve hangi amaçlarla kullanıldığı hakkında derinlemesine bilgiler sunmaktadır. [4] Bulgular gösteriyor ki Podcast’ler genç mülteciler ve zor durumda olan genclerin sesini duyurmaktan, girişimciler için bir pazarlama arcı olarak kullanılmak ve eğlence materyali olarak kullaılmaya kadar çeşitli alanlarda geçmişte ve günümüzde oldukça fazla bir şekilde kullanılmaktadırlar. Podcast’lerin de videolar ve yazılar gibi çeşitli alanlarda kullanılabilmesinin yanında son zamanlarda yapılan Podcast’lerin coğalması ile birlikte sosyal medya ile ilgilenen genç kesimin de ilgisini çekmiş bulunması Podcast’lerin popülerliğini daha da çoğalmaktadır. Sosyal Medya ve Teknoloji’nin gelişmesi ile birlikte herkesin her şeye erişebilir olması medya işlerini daha kolay ve hatta sıkıcı hale getirmekte olduğunu söyleyebiliriz. Podcast’lerin daha önceden videolar gibi medya ürünleri kadar popüler olmayışı ve son zamanlarda popülerlik açısından yükselişe geçmesi ile birlikte belki de bazı genel sorunları medyaya yansıtıp bir farkındalık oluşturmak veya eğlence sektörünü kullanma açısından videolardan daha etkili bir yöntem olabileceğini söyleyebiliriz. Sonuç olarak, Podcast'lerin popülerliği, sosyal medya ve teknolojinin gelişimi ile artmakta ve genç kesimin ilgisini çekmektedir. Öneri olarak, içerik üreticilerinin Podcast'leri, toplumsal farkındalık yaratmak veya eğlence sektöründe daha etkili bir araç olarak kullanmaları tavsiye edilebilir. Referanslar [1] Hutchby, I. (2021). Podcasting as social action: Form, identity, and interaction in the genre of online audio broadcasting. Discourse Studies, 23 (5), 539-557. https://doi.org/10.1177/14614448211021032 [2] Reboot (2021, December 1). A world in your ear: The power of podcasts . Research to Action. Retrieved from https://www.researchtoaction.org/2021/12/a-world-in-your-ear-the-power-of-podcasts/ [3] WAN-IFRA (2020, October 22). How podcasting is developing in Africa . WAN-IFRA. Retrieved from https://wan-ifra.org/2020/10/how-podcasting-is-developing-in-africa/ [4] Reboot (2021, December 1). A world in your ear: The power of podcasts . Research to Action. Retrieved from https://www.researchtoaction.org/2021/12/a-world-in-your-ear-the-power-of-podcasts/ Son Yayınlar 12.10.25 21. Yüzyılda Okuryazarlığın Dönüşümü: Kodlama Ve Robotik Eğitimlerinin Rolü Bu makale, 21. yüzyılda dijital okuryazarlığın önemli bir parçası hâline gelen kodlama ve robotik eğitimlerinin, bireylerin problem çözme, algoritmik düşünme ve yaratıcı üretim becerilerini nasıl geliştirdiğini incelemektedir. Erken yaşta bu becerilerin kazandırılmasının, sürdürülebilir kalkınma ve dijital okuryazarlık açısından kritik olduğu vurgulanmaktadır. Daha Fazla 13.08.25 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla 07.07.25 Teknolojinin Kültüre Etkisi ve Dil Üzerine İzdüşümleri Kültür ile var olan dillerin ve aynı zamanda dillerle aktarılan kültürlerin, birbirleri ile olan etkileşimleri düşünüldüğünde etkilendikleri paydaşlar ortaktır. Bu paydaşların arasında en çok göze çarpan etken ise teknolojinin kendisidir. Daha Fazla 10.06.25 Yapay Zeka İle Tele Sağlık Ve Uzaktan İzleme Yapay zeka destekli telesağlık ve uzaktan izleme sistemleri, sağlık hizmetlerini daha erişilebilir, hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirirken; kronik hastalık yönetimi, erken teşhis ve hasta memnuniyeti gibi alanlarda büyük avantajlar sunmaktadır. Ancak, veri gizliliği, etik sorumluluklar ve altyapı eksiklikleri bu sistemlerin yaygınlaşmasında önemli engeller oluşturmaktadır. Daha Fazla 27.05.25 Teknolojinin Sanat Restorasyonu Ve Korunumu Üzerindeki Etkisi Sanat eserlerinin korunumu, kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak açısından kritik olup, modern teknolojilerle daha hassas hale gelmiştir. Örneğin, Leonardo da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği" ve Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanı gibi eserlerde röntgen, dijital tarama ve ultraviyole ışınlar kullanılarak detaylı analizler yapılmıştır. Ancak bu teknolojiler yüksek maliyetler ve etik sorunlar gibi zorluklar da getirmektedir. Gelecekte, teknolojinin entegrasyonu, etik standartların belirlenmesi ve maliyetlerin düşürülmesi gibi alanlarda ilerlemeler sağlanmalıdır. Daha Fazla 20.05.25 Çocuklarda Kritik Dönemdeki Dil Edinimi Ve Teknolojinin Rolü: Kritik Dönem İle Teknolojinin Kesişimlerinde Öngörülen Durumlar Çocukluğun dil edinimi sağladığı kritik dönemde (Critical Period Hypothesis) teknolojik araç ve gereçlerin dil edinimi süreci üzerindeki rolünün etkisi gittikçe artmıştır. Daha Fazla
- Teknolojinin İzinde: Sanatın Dijital Dönüşümü
Teknolojinin hızlı gelişimi, sanat dünyasında dijital dönüşümü başlattı. Dijital sanat, geleneksel malzemelerin sınırlamalarından kurtulup modern teknolojiyle birleşerek yeni bir form kazanıyor. Bu birleşim, sanatı estetik değerlerle birleştirerek yeni keşiflere yönlendiriyor ve geleceğe dair heyecan verici bir vizyon sunuyor. Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Teknolojinin İzinde: Sanatın Dijital Dönüşümü 15.05.24 Yazar: Zeynep Met Teknolojinin hızlı gelişimi, sanat dünyasında dijital dönüşümü başlattı. Dijital sanat, geleneksel malzemelerin sınırlamalarından kurtulup modern teknolojiyle birleşerek yeni bir form kazanıyor. Bu birleşim, sanatı estetik değerlerle birleştirerek yeni keşiflere yönlendiriyor ve geleceğe dair heyecan verici bir vizyon sunuyor. Teknolojinin hızla gelişmesi, sanat dünyasını da kökten değiştirmiş ve sanatın dijitale dönüşümü adını verdiğimiz önemli bir evreyi başlatmıştır. Dijital sanat, sanatçılara geleneksel malzemelerin sınırlamalarından kurtulma fırsatı sunar. Modern bilgi ve teknolojiyle harmanlanarak yeniden şekillenen bir sanat türüdür. Sanatın dijitalleşmesi, sanal nesnelerin estetik değerlerle birleştirilmesiyle ortaya çıkar ve bu durum geleneksel sanat algılarını zorlayarak bizi yeni keşiflere yönlendirir. Teknolojiyle sanatın birleşimi, günümüz kültürünü yansıtmanın yanı sıra geleceğe dair heyecan verici bir vizyon sunar. Her ne kadar kulağımızın alışık olmadığı bir birleşim gibi dursa da 1800’lü yılların sonlarından beri yani Sanayi Devrimi’ne kadar uzanır. Sanatın da günden güne teknolojiyle evrimleştiğini bize kanıtlayan bazı sanatçılar ve eserleri: Ideographs Desmond Paul Henry at the Reid Gallery London (1962) DESMOND PAUL HENRY, #829, 1963 - Kate Vass Galerie Desmond Paul Henry, felsefe öğretmeni, 1960'larda II. Dünya Savaşı'ndan kalma bir Sperry bomba nişangahı bilgisayarını bir çizim makinesine dönüştürdü. O dönemin diğer sanatçılarından farklı olarak, makinesi öngörülemeyen çizimler üretti ve sanatçının küçük ayarlamalara ve anlık müdahalelerine tepki verdi. Uncanny Valley: Being Human in the Age of AI, de Young Museum, San Francisco 1960'larda dijital sanat sergileriyle başlayan süreçte, nöral ağlarla üretilen sanatın ilk gösterimleri, genellikle teknolojiyi sergileme amacı taşıyordu ve derin bir kürasyon yerine daha çok teknolojinin yeteneklerini gösteriyordu. Ancak, zamanla bu tür projelerin, özellikle Deep Dream ve AI-Da gibi örneklerin, başlangıçtaki çekiciliğini yitirdiği ve daha çok gösterişli veya gimmick olarak nitelendirildiği görüldü. James Turrell | The Guggenheim Museums and Foundation James Turrell, ışıkla olan ilgisinden güç alan bir Amerikalı sanatçıdır. Yalnız bir otel odasında yaptığı erken çalışmalardan dünyanın en büyük peyzaj sanat projelerinden birine kadar uzanan çeşitli projeleriyle tanınır. Turrell, ışığın kendisine odaklanılan, görüşü kolaylaştırmak yerine doğrudan incelenen görsel deneyimler üzerinde çalışır. Los Angeles County Müzesi'nin Sanat ve Teknoloji Programı'na katıldı. Starry Night sergisi, Culturespaces Culturespaces tarafından Dubai Mall'da açılan Infinity des Lumieres, Vincent van Gogh'un eserlerini dijital olarak sergiliyor. Sergi, ziyaretçilere gerçekçi bir deneyim sunmak için 140 lazer video projektörü ve elli hoparlör kullanıyor. Infinity des Lumieres, sanat ve teknolojinin benzersiz bir birleşimini sunarak unutulmaz bir sanat deneyimi sunuyor. AI Portraits, MIT-IBM Watson AI Lab MIT-IBM Watson AI Lab'ın geliştirdiği yeni yapay zeka, aiportraits.com'da selfie'leri klasik portrelere dönüştürüyor. Algoritma, 45.000 portre görüntüsünden eğitilmiş ve sahte sulu boya, yağlı boya veya mürekkep portreleri oluşturuyor. Veritabanında birçok sanatçının eserleri bulunuyor ve işlem, jeneratif karşıt ağ (GAN) kullanılarak gerçekleştiriliyor. Referanslar: Lopez, N. (2019, 22 Temmuz). Bu site selfielerinizi Rönesans portrelerine dönüstürüyor. Fox News. https://www.foxnews.com/tech/site-ai-selfies-stunning-classical-portraits ArtDog Istanbul. (2022, Temmuz 2). 200. Yasini Van Gogh Sergisiyle Kutluyor. https://artdogistanbul.com/urun/artdog-istanbul-21-sayi/ ArtDog Istanbul. (2022, Temmuz 2). 200. Yasini Van Gogh Sergisiyle Kutluyor. https://artdogistanbul.com/urun/artdog-istanbul-21- m Oggito. (2019). 2019'un teknolojiden esinlenen en iyi 10 sanat projesi. Erisim adresi: https://oggito.com/icerikler/2019-un-teknolojiden-esinlenen-en-Iyi-10-sanat-projesi/64800 Electric Artefacts. (2021, Subat 5). Dijital sanatin görünümünü degistiren 7 sergi. Erisim adresi: https://www.electricartefacts.art/news/7-exhibitions-that-changed-the-landscape-of-digital-art Wannart. (2018, 28 Mays). Teknoloji ve Sanatin Etkilesimi: Dijital Sanat ve 7 Basarili Ornegi. Erisim adresi: https://wannart.com/icerik/19467-teknoloji-ve-sanatin-etkilesimi-dijital-sanat-ve-7-basarili-ornegi Teknoloji ve Sanat Son Yazılar 27 Mayıs 2025 Teknolojinin Sanat Restorasyonu Ve Korunumu Üzerindeki Etkisi Sanat eserlerinin korunumu, kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak açısından kritik olup, modern teknolojilerle daha hassas hale gelmiştir. Örneğin, Leonardo da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği" ve Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanı gibi eserlerde röntgen, dijital tarama ve ultraviyole ışınlar kullanılarak detaylı analizler yapılmıştır. Ancak bu teknolojiler yüksek maliyetler ve etik sorunlar gibi zorluklar da getirmektedir. Gelecekte, teknolojinin entegrasyonu, etik standartların belirlenmesi ve maliyetlerin düşürülmesi gibi alanlarda ilerlemeler sağlanmalıdır. Daha Fazla 18 Mart 2025 Dijital Zihinler: Yapay Zeka ve İnsan Sanatçılığının Simbiyotik İlişkisi Makale, yapay zekanın sanatta insan sanatçılarıyla oluşturduğu iş birliğini ve bunun yaratıcı süreçlere etkisini inceliyor. YZ, duygusal derinlikten yoksun olsa da, insan müdahalesiyle yeni sanat formları ortaya çıkıyor. Ancak, etik sorunlar (özgünlük, telif hakları) hala gündemde ve bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Daha Fazla 21 Ocak 2025 Veri Görselleştirmenin Sanatsal İfade Üzerindeki Rolü Veri görselleştirme, bilgiyi grafiksel olarak sunarak estetik ve işlevselliği birleştirir. Bu yöntem, veriyi bilgi ve sanatsal ifade olarak değerlendirir. Çalışmalar, veri görselleştirmenin estetik ve işlevsel dengesini sağladığını ve sanatla bilgi arasında bir köprü kurduğunu gösterir. Daha Fazla 24 Aralık 2024 Blockchain ve Sanat Blockchain eknolojisinin sanat dünyasında sahiplik ve doğrulama süreçlerindeki rolünü incelenirken blockchain, sanat eserlerinin dijital olarak temsil edilmesi ve ticaretinin sağlanması açısından önemli bir araç olarak öne çıkıyor. Daha Fazla 26 Ekim 2024 Heykel ve Tasarımlarda 3D Baskı 3D baskının karmaşık formlar üretimini kolaylaştırması ve sanatsal yeniliklere kapı açması vurgulanmaktadır. Stefan Maier'in "Hypnerotomachia Naturae" ve Mat Collishaw'ın "Equinox" eserleri gibi örneklerle, 3D baskının sanatsal ve teknik potansiyelleri incelenmektedir. Daha Fazla 31 Ağustos 2024 AARON: Yapay Zekanın Sanat Serüveni Yapay zeka sanatta ilk kez kim tarafından kullanıldı? Ne zaman kullanılmaya başladı? AARON'un tarihi nasıl ilerledi? Daha Fazla
- Bilgisayar dilleri ve doğal diller: Bilgisayar dilleri doğal dillerin fonksiyonlarını ne kadar yerine getirebilirler? | TechMakale
Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Bilgisayar dilleri ve doğal diller: Bilgisayar dilleri doğal dillerin fonksiyonlarını ne kadar yerine getirebilirler? 08.10.24 Yazar: İrem Erdönmez Teknolojiden doğan bilgisayar dillerinin, global diller kadar yaygınlaşmasıyla birlikte insan yapımı bu dillerin kullanımının doğal dillerle aynı kategoride yer alma olasılığı vardır. Dil; kültür, din ve coğrafya birliğini sağlamış bir milletin etrafındaki hareketleri, özünde sahip olduğu karakterize özellikler ve sesler yardımıyla dile getirmesidir. Bir milleti bir arada tutan en eski kolondur. Dil sadece ses bir yığındansa bir amacı olan, içine ait olduğu milletin kültürü bulunduran, kendine has matematiği olan komplike, taklidi olmayan bir çıktıdır. Dilin doğma amacı iletişimdir. Doğada duyulan seslerin taklidi ile ileride komplike bir sistemi olacak olan dillerin temel bir ihtiyaçtan dolayı meydana geldiği, bu kanının kabulüyle birlikte dillerin “doğal” birer organizma olarak alanın uzmanları tarafından kabul görmüşlerdir. İletişim ihtiyacı ile insanın etrafında gördüğü hareket ve oluşumları kendi duygusunu katarak aktarma çabası olan dillerin, bilgisayarda insanlar tarafından bilinçli oluşturulan suni dillerin, kullanım yaygınlığının teknoloji nedeniyle artmasıyla, potansiyel bir dil olma olasılığı da doğmuştur. Konuşma dillerinin de zamanın ihtiyaçları nedeniyle oluşması gibi, teknoloji çağının ve bu çağın ihtiyaçları için yapılandırılmaya başlayan bilgisayar dillerinin, kullanım yerleri ve yayılımının da bu ihtiyaçların doğrultusunda genişleyeceği kaçınılmazdır. (Arbesman, 2021)’ın İngilizce’yi bazen makine kodu gibi (adım adım talimatlar veya kullanıcı arayüzü metin dizeleri gibi) kullanılabileceğine dair açıklamalarına ek olarak (Xiao Liu, 2018)’nun “Doğal Dilden Programlama Dili” adını verdikleri araştırmalarında da doğal dil ve programlama dilleri arasındaki benzerlik ve farklıları önemli açıklamalarda bulunulmuştur. Bu sonuçlara ek olarak (Chantel S. Prat, 2020)’ın deneyinde, modern programlama dillerini öğrenmenin yetişkinlikte ikinci "doğal" dil öğrenimine benzediği hipotezinin doğru orantılı olduğu kanıtlanmıştır. Bu araştırmalar ölçeğinde, doğal dillerinde programlama dilleri üzerinde etki sahibi olduğu vurgulanmıştır. Program dillerinin kullanılma amacı doğrultusunda doğal diller gibi iletişim ve birçok fonksiyona sahiptir. Doğal dillerin ana amacı olan iletişimi kurma ihtiyacı aynı şekilde bilgisayar dilleri ile de sağlanabilmektedir. Bilgisayar dillerinden en yaygın olan Python ’un print(“I’m going to the school”) yazılıp çıktısı alınmasıyla, aynı iletinin, taşıyıcının kanallar yardımıyla (I’m going to the school) sözlü bir çıktı vermesi iletişim açısından ikisinin de iletiyi başarılı şekilde iletebildiği anlamına gelmektedir. Aynı zamanda doğal dillerin sahip olduğu sistematik gruplardan olan gramatik(söz dizimi), programlama dillerinde de örneğine rastlanılabilir bir özelliktir. Örneğin, Rusça’da -Ben mutluyum- ifadesini ifade edebilmek için (Я счастлив./ Я счастлива.) ifadeleri kullanılır. Ancak “счастлив” fiilinin cümleyi kuran kişinin kadın veya erkek olmasına bağlı olarak счастлива ya da счастлив olması dilin söz dizimiyle ilgilidir ve programlama dillerinde ise bunu örneklendirebiliriz. Programlama dillerinde ise söz dizimine benzer kod ve bu kodların yazımına dair kalıplaşmış kesin ve değiştirilemez kuralları vardır. Bilgisayar dilleriyle yazılı iletişim mümkün olsa da sözlü iletişimde bilgisayar dilleri henüz yer almamıştır. Bu yönleriyle bilgisayar dillerinin rakamlara benzer semboller kullanılan işaret dillerine olan benzerliğinin daha yakın olduğu söylenebilmektedir. Suni bilgisayar dillerinin, doğal dillerin sahip olduğu fonksiyonları ne kapsamda gösterip göstermediğini irdelemek için bu makalede literatür taraması kullanılarak nitel analizlere başvurulmuştur. Teknolojinin dili, bilgisayar dillerinin bir dil olarak fonksiyon gösterme becerisini iki ayrı alanda yapılan geçmiş görüş ve makalelerin incelenmesiyle oluşturulmuştur. Bilgisayar dillerinin kuruluş ve kullanış amaçlarıyla doğal dillerle yakın bir ilişki göstermesiyle birlikte rakamsal bir dilin günümüzde doğal diller gibi iletişimi sağlaması ön görülmesi uzakta olsa imkansız değildir. “Fortran” programlama dilini tasarlayan dil bilimci John Backus ve “Bash” programlama dilini üreten dil bilimci Peter J. Bentley gibi dil bilimcilerin bu alanla ilgili çalışmalarının artacağı öngörülmüştür. Gelecekte teknolojinin girdiği tüm alanlarda kendisini gösterecek olan programlama dillerinin yayılmasıyla birlikte, doğal dillerin fonksiyonlarının programlama dilleriyle daha çok ilişkilendirilip, rakamsal dillerin de bir dil olarak kategorileşmesi mümkündür. Bilgisayar dillerinin doğal dillerle benzer amaçla oluşmasına rağmen kullanım alanlarının gündelik hayata entegre edilmesi olasılığı uzaktır. Bu nedenle bilgisayar dillerinin yapı ve oluşturma bakımından doğal dillerle aynı kategoride olabilmelerine karşı kullanımları sözsüz iletişimle sınırlanmıştır. Bu bağlamda, teknolojinin dili olan programlama dillerinin, doğal oluşmuş dillere nazaran kullanım alanı sadece sözsüz iletişimle sınırlı olmasıyla birlikte amaç ve iletişimi sağlama açısından birbirlerine benzerler ki bu ikisinde bir dil yapar. İşaret dillerine, oluşturulma ve kullanılan semboller açısından daha yakın olması ve bu benzerlikten dolayı gelecekte işaret dilleriyle aynı aileden sayılma olasılığı vardır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte ileride insanların bilgisayar ortamları dışında da bu rakamsal ifadeleri konuşma ihtiyaçları için kullanılabilirliği sorusu dil bilimciler içinde çığır açacak bir cevap olacaktır. Referanslar Arbesman, S. (2021, Ekim 25). Cabinet of Wonders . Cabinet of Wonders. Chantel S. Prat, T. M.-H. (2020, Mart 02). Relating Natural Language Aptitude to Individual Differences in Learning Programming Languages. Scientific Reports . Xiao Liu, D. W. (2018). From Natural Language to Programming Language. USA, Pennsylvania, Pennsylvania State University. Son Yayınlar 12.10.25 21. Yüzyılda Okuryazarlığın Dönüşümü: Kodlama Ve Robotik Eğitimlerinin Rolü Bu makale, 21. yüzyılda dijital okuryazarlığın önemli bir parçası hâline gelen kodlama ve robotik eğitimlerinin, bireylerin problem çözme, algoritmik düşünme ve yaratıcı üretim becerilerini nasıl geliştirdiğini incelemektedir. Erken yaşta bu becerilerin kazandırılmasının, sürdürülebilir kalkınma ve dijital okuryazarlık açısından kritik olduğu vurgulanmaktadır. Daha Fazla 13.08.25 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla 07.07.25 Teknolojinin Kültüre Etkisi ve Dil Üzerine İzdüşümleri Kültür ile var olan dillerin ve aynı zamanda dillerle aktarılan kültürlerin, birbirleri ile olan etkileşimleri düşünüldüğünde etkilendikleri paydaşlar ortaktır. Bu paydaşların arasında en çok göze çarpan etken ise teknolojinin kendisidir. Daha Fazla 10.06.25 Yapay Zeka İle Tele Sağlık Ve Uzaktan İzleme Yapay zeka destekli telesağlık ve uzaktan izleme sistemleri, sağlık hizmetlerini daha erişilebilir, hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirirken; kronik hastalık yönetimi, erken teşhis ve hasta memnuniyeti gibi alanlarda büyük avantajlar sunmaktadır. Ancak, veri gizliliği, etik sorumluluklar ve altyapı eksiklikleri bu sistemlerin yaygınlaşmasında önemli engeller oluşturmaktadır. Daha Fazla 27.05.25 Teknolojinin Sanat Restorasyonu Ve Korunumu Üzerindeki Etkisi Sanat eserlerinin korunumu, kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak açısından kritik olup, modern teknolojilerle daha hassas hale gelmiştir. Örneğin, Leonardo da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği" ve Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanı gibi eserlerde röntgen, dijital tarama ve ultraviyole ışınlar kullanılarak detaylı analizler yapılmıştır. Ancak bu teknolojiler yüksek maliyetler ve etik sorunlar gibi zorluklar da getirmektedir. Gelecekte, teknolojinin entegrasyonu, etik standartların belirlenmesi ve maliyetlerin düşürülmesi gibi alanlarda ilerlemeler sağlanmalıdır. Daha Fazla 20.05.25 Çocuklarda Kritik Dönemdeki Dil Edinimi Ve Teknolojinin Rolü: Kritik Dönem İle Teknolojinin Kesişimlerinde Öngörülen Durumlar Çocukluğun dil edinimi sağladığı kritik dönemde (Critical Period Hypothesis) teknolojik araç ve gereçlerin dil edinimi süreci üzerindeki rolünün etkisi gittikçe artmıştır. Daha Fazla
- Dijital Dönüşüm: Yapay Zekanın Medya Devrimi | TechMakale
Önceki Sonraki Facebook X (Twitter) WhatsApp LinkedIn Pinterest Bağlantıyı Kopyala Dijital Dönüşüm: Yapay Zekanın Medya Devrimi 15.07.24 Yazar: Gamze Değirmen Yapay zeka, medya üretimi ve dağıtımında devrim niteliğinde değişiklikler yaparak içerik oluşturma ve kişiselleştirme süreçlerini dönüştürmüştür. Bu dönüşüm, medya endüstrisinde verimliliği artırırken aynı zamanda iş gücü piyasasında belirsizlikler ve etik sorunlar doğurmuştur. Yapay Zeka (AI) Nedir? Yapay zeka, bilgisayar sistemlerinin öğrenme, problem çözme, öneri sunma gibi insanoğlunun becerilerine benzer bilişsel işlevleri taklit edebilme kapasitesine verilen addır. Yapay zeka (AI) son zamanlarda günlük hayatımızdan eksik olmayan bir araç haline gelmeyi başarmıştır. Okul, iş gibi alanlarda yaygın olasıyla birlikte günün herhangi bir saatinde kullandığımız telefon ve bilgisayarlarımızdaki akıllı asistanlar ile farkında olmadan neredeyse her dakika ve saniye kullanmaktayız. Medya, Teknolojinin gelişmesi ve yapay zekanın (AI) günlük hayatımızda yer edinmesiyle birlikte birçok yeniliğe damga vurmuştur. Bu yenilikler birkaç bölüme ayrılırken hem medyayı, hem de medyayı kullanan bizlere olan etkileri derinlemesine incelenmelidir. Bu yenilikler iki başlık altında toplanabilir: Yapay Zeka (AI) ve Medya Üretimi Gołąb-Andrzejak (2023) tarafından yazılan "Üretken AI ve ChatGPT'nin Dijital Reklam Kampanyaları Oluşturma Üzerindeki Etkisi" adlı araştırma makalesinde yapay zeka, dijital pazarlama alanında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Yapay zeka, içerik üreticilerinin içeriklerini üretirken de kullanılmakta olup video üretiminden videonun içeriğini oluşturmasına kadar geniş bir yelpazede fayda sağlamaktadır. Ayrıca, içerik üreticilerinin videolarının açıklamalarına yazdığı yazıları otomatik metin oluşturma yapay zeka araçları ile hazırlanabilmekte, film senaryosu, müzik kompozisyonu, blog ve hatta makale yazımlarında kullanılabilmektedir. Oxford Academic (2022) tarafından yapılan bir araştırmada, plastik cerrahlar için yapay zeka ile sosyal medyada içerik üretip yönetim stratejileri belirlemenin etkileri bir yıl boyunca incelenmiştir. Bu da yapay zekanın medyaya olan katkısı ve etkisi hakkında deney ve gözlem yoluyla bilgi edinmenin önemini göstermektedir. Yapay zeka araçlarının medyaya olan etkisinin araştırmalarının sonuçlara deney yaparak bulunmaktadır. Oxford Academic tarafından yapılan bir araştırmada Plastik Cerrahları için yapılan yapay zeka ile sosyal medyada içerik üretip yönetim stratejileri belirlediklerini bir sene içerisinde kayıta almışlardır. [2] Bu da gösteriyor ki yapay zekanın medyaya olan katkısı ve etkisi hakkında bir araştırma yapılıyorsa, deney ve gözlem başa gelmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, yapay zeka (AI) medyanın birçok alanında kendisini geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde oldukça göstermektedir. Bazı kişilere göre ise yapay zeka yakın bir gelecekte insanoğlunun medya alanında yaptığı her şeyi yapabilecek ve çoğu alanda insanlara gerek kalmayacak. Şu an bile habercilik ve reklamcılık, içerik üreticiliği, film, dizi üretilmesi, blog ve makale yazımları gibi medyanın çeşitli alanlarında yaygın bir şekilde kullanılan yapay zeka araçları, insanlığa sadece kolaylık mı sağlayacak yoksa insanların işlerini yaparak insanlara iş bulmakta zorluk mu yaşatacakları konusunda insanlar arasında tartışmalar sürmektedir. Bu durum, yapay zekanın sunduğu fırsatlarla birlikte getirdiği zorluklar arasında bir denge kurmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Yapay zekanın (AI) günümüzde yer edinmesi ile medya endüstrisinde büyük değişiklikler yaşanmakta, içerik üretiminden dağıtımına kadar birçok süreç yeniden şekillenmektedir. Bu dönüşüm, hem fırsatlar hem de zorluklar bulundurmaktadır. Sonuç olarak, yapay zekanın medya üzerindeki etkilerini en iyi şekilde yönetebilmek için teknoloji ile insanların yaptığı işler arasındaki dengeyi korumak, sürekli olarak bu alandaki gelişmeleri takip etmek büyük önem taşımaktadır. Medya endüstrisinde çalışan ve içerik üreten insanlar, yapay zekanın sunduğu fırsatları en verimli şekilde kullanırken, toplum üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirmek için stratejik adımlar atmalıdır. Referanslar Gołąb-Andrzejak, E. (2023). Üretken AI ve ChatGPT'nin Dijital Reklam Kampanyaları Oluşturma Üzerindeki Etkisi. https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/01969722.2023.2296253 Oxford Academic. (2022). Plastik Cerrahlar için Yapay Zeka ile Sosyal Medyada İçerik Üretip Yönetim Stratejileri. https://academic.oup.com/asj/article-abstract/44/7/769/7608227?redirectedFrom=fulltext Son Yayınlar 12.10.25 21. Yüzyılda Okuryazarlığın Dönüşümü: Kodlama Ve Robotik Eğitimlerinin Rolü Bu makale, 21. yüzyılda dijital okuryazarlığın önemli bir parçası hâline gelen kodlama ve robotik eğitimlerinin, bireylerin problem çözme, algoritmik düşünme ve yaratıcı üretim becerilerini nasıl geliştirdiğini incelemektedir. Erken yaşta bu becerilerin kazandırılmasının, sürdürülebilir kalkınma ve dijital okuryazarlık açısından kritik olduğu vurgulanmaktadır. Daha Fazla 13.08.25 Makine Çevirisinin İnsan Tercümanların Yerini Alabilmesi İhtimali Üzerindeki Değerlendirmeler Gittikçe kalitesini geliştiren online çevirilerin insan tercümanların yerini alabilme olasılığı hakkındaki görüşlerin, tahminlerin ve ihtimallerin aynı zamanda bu ihtimallere sebep olan nedenlerin değerlendirilmesi üzerine sunulan rapordur. Daha Fazla 07.07.25 Teknolojinin Kültüre Etkisi ve Dil Üzerine İzdüşümleri Kültür ile var olan dillerin ve aynı zamanda dillerle aktarılan kültürlerin, birbirleri ile olan etkileşimleri düşünüldüğünde etkilendikleri paydaşlar ortaktır. Bu paydaşların arasında en çok göze çarpan etken ise teknolojinin kendisidir. Daha Fazla 10.06.25 Yapay Zeka İle Tele Sağlık Ve Uzaktan İzleme Yapay zeka destekli telesağlık ve uzaktan izleme sistemleri, sağlık hizmetlerini daha erişilebilir, hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirirken; kronik hastalık yönetimi, erken teşhis ve hasta memnuniyeti gibi alanlarda büyük avantajlar sunmaktadır. Ancak, veri gizliliği, etik sorumluluklar ve altyapı eksiklikleri bu sistemlerin yaygınlaşmasında önemli engeller oluşturmaktadır. Daha Fazla 27.05.25 Teknolojinin Sanat Restorasyonu Ve Korunumu Üzerindeki Etkisi Sanat eserlerinin korunumu, kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak açısından kritik olup, modern teknolojilerle daha hassas hale gelmiştir. Örneğin, Leonardo da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği" ve Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanı gibi eserlerde röntgen, dijital tarama ve ultraviyole ışınlar kullanılarak detaylı analizler yapılmıştır. Ancak bu teknolojiler yüksek maliyetler ve etik sorunlar gibi zorluklar da getirmektedir. Gelecekte, teknolojinin entegrasyonu, etik standartların belirlenmesi ve maliyetlerin düşürülmesi gibi alanlarda ilerlemeler sağlanmalıdır. Daha Fazla 20.05.25 Çocuklarda Kritik Dönemdeki Dil Edinimi Ve Teknolojinin Rolü: Kritik Dönem İle Teknolojinin Kesişimlerinde Öngörülen Durumlar Çocukluğun dil edinimi sağladığı kritik dönemde (Critical Period Hypothesis) teknolojik araç ve gereçlerin dil edinimi süreci üzerindeki rolünün etkisi gittikçe artmıştır. Daha Fazla
Öne Çıkanlar











